Reklamsız Sözcü

KUPA yarı finalinde deplasmanda 3-1 kazanan takımı normalde övmek gerek. Ancak Galatasaray'ın kendini kandıracak hainleri içerde fazlasıyla mevcut. Bizim hâlâ acı konuşmamız gerek. Evet kupada finale yaklaştığı maçta da acımasız tenkit etmeliyiz bu takımı. Burak satıldıktan sonra Selçuk ve Sneijder gibi isimler de eksik olunca Galatasaray bir hayli sıradanlaşıyor.

Galatasaray'ın kazanmasında öncelikli etken Ç.Rizespor'du. Hikmet Karaman'ın takımı son dönemin kötü Galatasaray'ından daha berbat bir haldeydi. İki takımın kupa yarı finalinde oynadığı berbat futbol aslında ülke futbolunun geriye koştuğunun açık kanıtı. Deplasmanda atılan 3 gol büyük avantaj. Galatasaray her şeye rağmen bir kupa takımı olduğunu ve kazanma ruhuna sahip olduğunu da gösterdi. Bunu da eklemeliyim.

Henüz 2. dakikada Sneijder'in kaybettiği topta Galatasaray savunması 3'e 1 yakalanmıştı. Kupanın yarı ucuna tutunan bu seviyede Galatasaray savunması bu denli yerleşim hatası yapmamalı. Devamında hatalar yarışında Rize öne geçti ve Hikmet Karaman'ın son kalan siyah saçlarına da aklar düştü.

Ali Palabıyık gösterdiği 2 kırmıza kartla maçın dengesini değiştirdi ve kırılma noktalarını da belirledi. Hakan Balta'nın tertemiz topa vuruşuna kırmızı kart çıkarmak için ya görme engelli olmak gerekiyor ya da ahlaki bir sorun var demektir. Cedric Makiadi'nin 2. sarıdan gördüğü kırmızı da ağırdı. Skor 1-2 iken Rize'nin attığı golün de ofsayt olmama olasılığı daha yüksekti. Deplasmanda atılan 3 gole rağmen tur garanti değil ama avantaj büyük. Eğer bu avantajı tepip, rövanşta Galatasaray finale çıkamaz ise Arena'dan yönetim de çıkamaz futbolcular da.