SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Mosturoğlu: “Galatasaray maçı soruşturulmalı”

Mosturoğlu: “Galatasaray maçı soruşturulmalı”

Fenerbahçe Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu, cuma günü saat 19.07'de Çağlayan Adliyesi'nde '3 Temmuz kumpas operasyonu' ile ilgili basın toplantısı yapacaklarını açıkladı.

Fenerbahçe Yönetim Kurulu üyesi ve Asbaşkan Şekip Mosturoğlu, kulüp televizyonuna gündemle ilgili önemli açıklamalar yaptı. Aynı zamanda bir hukuk adamı olan Asbaşkan Şekip Mosturoğlu, 3 Temmuz Kumpasını kurgulayan ve hayata geçirenlere yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen ‘Şike Kumpası Operasyonu’yla ilgili açıklamalar yaptı.

Fenerbahçe kulüp televizyonundan Yasir Kaya’nın hazırlayıp sunduğu ‘Güncel’ programına konuk olan Şekip Mosturoğlu, 3 Temmuz süreci ve son noktasında gelinen ‘Şike Kumpası Operasyonu’ hakkındaki görüşlerini paylaşırken, “Tarihin en büyük kumpas operasyonu. Ben geçmişte de söyledim. Şimdi de söylüyorum. 3 Temmuz, Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük kumpas operasyonudur. Bunun medya ayağı da çok önemlidir. Bizi tamamen itibarsızlaştırma çabasıydı. Eşimizle, çocuğumuzla bunları yaşadık. Umarım kimse bunu yaşamaz. Herkes mahkemede suçsuzsa, bunu kanıtlar” dedi.

Açılan yeni davanın takipçisi olacaklarını, bu davayı Fenerbahçe camiasının takip edeceğini de belirten Şekip Mosturoğlu, “Gelinen noktadan ise memnunum. Bu soruşturmanın başlatılmasını sağlayan suç duyurusunu bizzat başkan yapmıştır. Bu soruşturma sonucunda bir dava açılması gerekirse, bu davayı sadece biz değil, Fenerbahçe Kulübü de takip edecektir, tüm Fenerbahçeliler takip edecektir. Orada binlerle ifade edilen müşteki olacak.” diyerek, şöyle devam etti:

“Yaşadıklarımızın verdiği manevi zarar karşılanacamaz. Tazminat talebi günün sonunda tabii ki olacaktır. Kulübün, kişilerin maddi kayıpları tabii ki var ama manevi kayıplar da var. Ama sağ olsunlar dostlarımız, arkadaşlarımız bu manevi kayıpları geçirdiler ama Fenerbahçe’nin manevi kayıpları karşılanamaz.”

“YARGI, POLİS VE MEDYA AYAĞI”

3 Temmuz 2011 süreci ve sonrasında yaşananların çeşitli ayaklarının olduğunu da belirten Şekip Mosturoğlu, “Soruşturma gizli yürütülüyor. Boyutunu ve kapsamını açıkçası iyi bilmiyorum. Ne zaman görürüz? İddianame açıklandığı zaman. Bu soruşturmanın yargı, polis ve medya ayağı var. Dolayısıyla çok kapsamlı bir soruşturma olacak diye düşünüyorum. İlerleyen günlerde göreceğiz. Şu anda kaç gözaltı var, isimler kim belli değil. Bizim dönemimizde böyle değildi. Medya burada bile ayrımcılık yapıyor” diyerek şöyle devam etti:

“Birincisi medya bu gücün çok etkisindeymiş, bunu görüyoruz. Bunu sadece habercilikle izah etmek güç. Topyekün aynı kaynaktan bir merkezden besleniyordu. Bizim tapelerimizi avukatlarımız görmeden, basına veriliyordu. Emenike’nin para sayma görüntülerini hala bekliyoruz.

Spor medyasında temizlik yapılmadı. Bunu ‘Ama’ ve ‘Fakat’ ile izah etmeye çalışanlar var. Bu illegal yapı Türkiye’de ortaya çıkarıldı ve temizlenmeye çalışılmıyor ama spor medyasında böyle bir temizlik yapıldığını duymadım, görmedim. Hala bu insanlar televizyonda konuşup, gazetelerde yazılar yazıyorlar. Bunların bir merkezden beslenmeleriyle ilgili. Hep aynı kişiler ortak noktada birleşiyor. Medyanın, özellikle spor medyasının halini içler acısı görüyorum. Biz yargılanırken, orada yaşananları an be an sosyal medyadan yazanlar vardı. Yargıtay’ın cezamızı onayacağını söylemişti. Hala o gazetede yazıyor. Onların müdürü de bir dönem onlardan beslenmişti. Spor medyasından bir kişi temizlendi mi? Bu kişiler temizlenmediği sürece bu operasyonun medya ayağı tamamlanmaz.”

Şekip Mosturoğlu, bu davanın ne başkan Aziz Yıldırım’ın, ne İlhan Ekşioğlu’nun, ne Tamer Yelkovan’ın şahsi davası olmadığını da belirterek, kendileri düşerken sarı lacivertli taraftarın sahiplendiğini, Çağlayan’da, Silivri’de gaz yediğini, 12 Mayıs’ta statta vahşice saldırya uğradığını söyledi.

“CUMA GÜNÜ ÇAĞLAYAN’DAYIZ”

Yaşananları, davayı ve bundan sonraki gelişmelerle ilgili kapsamlı bir toplantı yapacaklarını da belirten Şekip Mosturoğlu, “Cuma günü Çağlayan’da saat 19.07’de bir basın açıklaması yapacağız. Ben inanıyorum ki, Çağlayan’da, Silivri’de, 12 Mayıs’ta inanılmaz bir saldırıya uğrayan taraftarımız oraya gelecektir. Bu durumdan Türk futbolu olumsuz etkilendi. Futbola olan ilgi azaldı, ekonomi etkilendi. Gerçekten Türk sporuna ki sadece futbol olarak düşünmemek lazım çok büyük zararı oldu” dedi.

Bu kadar ağır darbe yemiş bu kulübün, başarı çıtasında bir düşüş olmadığını da belirten Şekip Mosturoğlu, “Burada neler kaybettiğimize bakın. Evet futbolda şampiyonluk sayımız azalmadı ama çok güçlü kadromuz dağıldı. Yarım kadroyla oynadık. Bir toplantıda Juventus yöneticisiyle konuştuğumuzda, ‘Toparlanmamız 10 seneyi alır ama şu anki durumumuzu görüyorsunuz’ demişti.” diyerek, şunları söyledi:

“Bir taraftan beraat edince diğer taraftarn kumpas iddiası güçleniyor. Sebep-sonuç ilişkisi var. Avukatlarımız Trabzonspor’un temyiz başvurusuna cevap verdi. Bekliyoruz şu anda. İlginçtir bizim davamız şipşaktı, karar verilmişti. Kumpas davasının çok kısa süreceğini düşünmüyorum ama bizim davamız böyle değildi tabii. Savunma yapma imkanımız çok kısıtlıydı. Şipşak bir yargılamayla bir hüküm kesildi. Umarım tabii şimdi bu şekilde olmaz. 1-2 sene daha sürecektir diye düşünüyorum.”

Şekip Mosturoğlu, 12 Mayıs hadisesinin (Galatasaray’ın Kadıköy’de oynanan maçta şampiyonluğunu ilan etmesi, Fenerbahçe’nin son maçta Galatasaray’a lig şampiyonluğunu kaybettiği için maç sonunda statta ve stat dışında polisler ile yaşanan olayların olduğu gün) başlı başına soruşturulması gereken bir hadise olduğunu da belirttiği açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Bu 12 Mayıs olayı bana göre kurşunlanma olayından (Fenerbahçe, 2014-2015 sezonunun 26. haftasında Çaykur Rizespor’u deplasmanda 5-1 mağlup ettikten sonra İstanbul’a dönerken, Trabzon’un Sürmene ilçesi girişindeki viyadükte takım otobüsü kurşunlanmıştı) daha da önemlidir. Dopdolu bir statta üzüntülü bir sonucun ardından o günkü emniyet müdürünün talimatıyla yapılanları biliyoruz. Bir düşman hukuku vardı. O gün Fenerbahçeliler düşmandı. Çok rahat silah kullanabilirlerdi taraftarlarımıza karşı ki bunun provasını da biz gözaltındayken “Gerekirse silah kullanabilirsiniz” diyerek yapmışlardı. İleri ki yıllarda ne yapıldığı çok daha iyi ortaya çıkacaktır.”