Reklamsız Sözcü

UZUN zamandır yakın çevremle paylaşıyordum: Fenerbahçe'nin şampiyonluk mücadelesinde tek handikabı Portekizli hoca Pereira. Çünkü, ne zaman ne yapacağı belli olmuyor. Bu maçta da yine beni yanıltmadı Pereira. Kayseri maçının kadrosu açıklandığında Topal ve Ozan yedek, stoper Kadlec orta sahadaydı. Herhalde Portekizli hoca Braga maçına çıktığını düşündü! Ancak rakip Kayseri'ydi ve ligde sondan dördüncü durumdaydı…

İLK yarıda Fenerbahçe'nin 4-2-3-1 değil, 5-4-1 oynadığı dikkat çekti. Defanstaysa Kadlec'in hücuma katkısı sıfır… Yani anlayacağınız şampiyonluğa giden kanarya, Kjaer-Alves-Kadlec üçlüsünü göbekte oynattı… 5-4-1 denilen sistemin anlamı şu: Kontratak taktiklerini uygulamak için uygun defansif bir strateji. Küçük bir takım için ligindeki kendisinden daha büyük takımlara karşı bir beraberlik almasında iyi bir yol! Türkçesi, ben Kayseri'den korktum arkadaş! Bu arada hemen hatırlatalım: Bu sistemi 2010 yılı Dünya Kupası'nda Kuzey Kore'nin hocası Kim Jong-Hun uyguladı (Elemelerde bir gol atabildi) bir de 2012'de Chelsea'nin başındaki Di Matteo… Diyeceksiniz, Matteo'yla Chelsea Şamyonla Ligi'ni kazandı hemen yanıt verelim: Matteo, “Geçen sezon çok sürpriz bir şekilde mutlu sonla bitti” demişti. İlk yarıda Kayseri'den Mabiala'nın kırmızı kart görmesi ikinci yarıya Fenerbahçe'nin 4-4-2'ye dönmesine neden oldu. Van Persie, Şener'in yerine oyuna girdi ve Pereira bu maça başlarken uygulaması gereken sistemi, küme düşmemek için oynayan Kayseri 10 kişi kalınca hayata geçirdi.

VE SON VOLE: Pereira, maçı kaybetmemek için 72'nci dakikada Mehmet Topal ve Meireles'i oyuna aldı. Volkan Şen oyundan çıktı.

SON SÖZ: Fenerbahçe kazandı ama taraftar mutsuz! MMaaççınn hhaareekkeeti: Kazanılan penaltıyı Fernandao'nun isteği üzerine atmaktan vazgeçen Van Persie. Maçın kötüsü: Sihirbaz olduğunu düşünen Pereira ve hakem Fırat Aydınus.