Reklamsız Sözcü

Bu maç öncesinde tonla bahanesi vardı Galatasaray’ın. Lazio’ya yenilip, Avrupa’ya veda etmişsin. Sözde vefakâr taraftarın bile sana sırtını dönmüş; “Yönetim istifa, Denizli’ye güle güle” diyor. UEFA kriteri uğruna golcünü satmışsın, yükselişe geçen Sinan Gümüş sakatlanmış. Bu kadar hasarın üstüne kalan iki önemli silahın Sneijder ve Podolski kart cezalısı.

Bu kadar bahane Başkan Dursun Özbek’e de yeter Denizli’ye de! Şanssızlık gırtlağı kadar dayanmış deyip isyan da edebilirsin. Benim kriterime göre sportif açıdan büyük takımların bahanesi şanssızlık olamaz. Ancak beceriksiz ve aptal kişilerin bahane kalkanı olabilir şanssızlık.

G.Saray’ın bu kadar eksiğine rağmen sahadaki 5 oyuncusunun yıllık kazancı, Antep’in 18 oyuncusundan fazladır. Galatasaray’ın gerçek arızası da budur, kazandığını hak etmeyen oyuncular topluluğu durumuna gelmesidir.

Maçın başında Antep sağdan geldi ve halı saha maçında atılacak türden kolay bir golle öne geçti. Mustafa hocama sormak geldi içimden; “Hocam bu Carole denen çocuğun tipini mi beğenmiyorsun?” Sol bek Olcan, sol stoper H.Balta, arıza yapmaması mümkün değil. (Ben bunu yazdıktan sonra Carole girdi oyuna. İyi de oynuyordu ki, sakatlandı ne diyeceğimi bilemedim) Şanssızlık!!!

Lazio maçının fiyasko isimlerinden Donk kulübede idi. Denizli’nin doğrusuydu bu. Ancak Chedjou’nun bu sezon Galatasaray’da klasikleşen adale sakatlıkları yüzünden, Donk mecburen kendini sahada buldu.

Tüm olumsuzluklara rağmen G.Saray Selçuk ve Bilal ile net pozisyonlar yakaladı. Ama ne var ki talih kuşu terk etti bir kere! Antep 2. yarı, rakip kaleye ikinci gelişinde 2. golü de buldu. Yine ara pasını sezemeyen defansif hata söz konusuydu.G.Saray tarihinin en kötü sezonlarından birini geçiriyor. Her şeye rağmen bu takım toparlanmalı ve Avrupa’ya gitme hakkını elde etmeli. Bu yönetim ve Denizli ile zor gözüküyor. Ama formanın asaleti bunu başarır. Taraftar her şeye rağmen kaosu artırmamak adına takıma destek vermeye devam etmeli.