Reklamsız Sözcü

Roma'da skoru değiştirme mecburiyetinde olan Galatasaray'dı. Lazio izin verdiği ölçüde oynadı ya da oynadığını sandı. Mustafa Denizli yine elde stoper adına ne varsa sahaya sürmüştü. Hani biri şans golü atarsa, Sneijder vurursa ya da “kuş taşa çarparsa” misali bir tur ümidi vardı. Lazio 4-5-1 oynayıp Matri dışında savunmaya odaklı. Galatasaray'ın bu duvarı kıracak gücü, çabukluğu, kalitesi ve becerisi hep eksikti. Böylesi durumlarda Selçuk, Sneijder ve Yasin gibi isimlerin topla adam eksiltip, Lazio savunma duvarının dengesini bozmasını umuyorsunuz ama olmuyor.

Sneijder'in kalitesi tartışılmaz, sahadaki diğer oyunculardan farklı biri, ama Sneijder Galatasaray'dan aldığı 4,5 milyon euro nun karşılığını katkı olarak vermekten uzak. O da bu kaotik takımda kaybolup gitmeye başladı. Gole ihtiyacı olan Galatasaray ve forvetinde sadece Podolski var. Takım olarak Podolski'ye hazırlanan tek bir olgun atak yok. Çoğunluk burada Mustafa Denizli'ye kızıyor, taraftar “İstifa” diye bağırıyor. Ama derin düşününce Denizli'nin alternatifsizliği de gün gibi ortada.

Oynaması, zorlaması gereken Galatasaray'dı ama bunu yapacak kalitesi yoktu. İlk yarıdaki oyun sanırım Galatasaraylı oyunculara biraz cesaret aşılamıştı. İyi oynamaya başladığı anda yediği kontrada Matri'nin vuruşu direkten döndü ve ilk uyarıyı aldı. 5 stoperle oynasan da, elin adamı sinir bozarcasına İstanbul'daki kafa golünün aynısı atıyor. Yasin'le umutlandık ama bu takımla, bu kalite ile bir yere kadardı. Ve Klose'nin golüyle “beklenen son” geldi. Bu kapasite, bu kalitesizlikle; İtalya Ligi'nde 8. olan Lazio'ya bile diş geçiremezsin. Galatasaray'ın yetersizliği birkaç gün ya da hafta önce yapılan hataların sonucu değil. Son 3 yılda oluşturulan istikrarsız yönetim ve teknik adam değişikliklerinin eseridir. En büyük suçlu da Mustafa Denizli değil, Galatasaray genel kurulu üyeleridir.

Son güncelleme: 08:05 | 26.02.2016