Reklamsız Sözcü

Sezonun bitmesine haftalar var. Normalde şampiyonluk mücadelesi içinde olması gereken 2 dev kulüp, farklı sıralama kavgası veriyor. Yıllardır kötü yönetilen iki kulübün sahadaki takımları da yönetimlere paralel kırık dökük yürüyor.

İki takımda maçı domine edecek futbol karakterine sahip değil. Kendini yıldız sanan ancak söndüklerinin farkında bile olmayan, şişkin egolu adamların mücadelesinde futbol adına pek fazla bir şey yoktu doğal olarak.

Trabzonspor kadrosu Galatasaray’dan daha donanımlı, önemli eksikleri de var. Galatasaray’ın kadrosu kısıtlı ancak Mustafa Denizli bu kadroyu daha da köreltiyor. Sneijder’i ben de sahada görmek isterim. Ancak Mustafa Hoca bir karar vermiş yılda 4,5 milyon Euro kazanan elemanını kulübeye çakmış. Taraftar isyan ediyor doğal olarak. Ancak doğal olmayan şu; maç başlamak üzere iken Sneijder değil takım desteklenir. Sonrasında hocayı protesto edersin. Denizli’nin de vardır bildiği; başarılı olamazsa kovulur zaten. Morinho’nun bile kovulduğu futbol dünyasında Denizli’yi kovmak zor mu?Denizli Chedjou ve Donk’u yine ön libero oynatarak belki istikrarı aradı. Sneijder’in yokluğunda Selçuk eski mevkine döndü kaleye yakın oynadı. Ancak eski etkinliğinde değildi.

Carole ve Sabri’nin kanatları iyi kullandığını söylemeliyiz. Denizli Carole’de ısrarcı olmalı. Hiç olmazsa bek gibi bek. İlk önemli pozisyonda Corole’in ortasında Olcan’ın fos vuruşu auta çıktı. Sabri fizik olarak diri olursa hücuma beklenenin üstünde katkı veriyor. Ancak bu kez de geriye dönüşlerde yorgun düşüyor. Bu yüzden Marin karşısında zorlandı bir pozisyonda penaltıya neden oluyordu. Ancak hakem Sabri’nin daha penaltı olan hamlesini es geçince, Erkan Zengin’in havada valsini penaltı ile değerlendirerek maçın kırılma noktasına imza attı.

58. dakikada Denizli yapılması gereken yaptı ve Sneijder ve Bilal’i sahaya sürerek yaratıcı oyuncu kalitesini yükselti. Ardından hakem Deniz Ateş Bitnel devreye girerek, faul olmayan pozisyonda 2. sarıdan Özer Hurmacı’yı oyun dışına gönderdi. Bitnel maçın 2. kırılma anına imzasını atarak, şüphesiz haftanın en çok tartışılacak hakemi unvanını kimselere kaptırmam eda tavrı içindeydi.

İlk yarıda direği döven Podolski muhteşem bir gol atarak sahanın yıldızı Onur’u avladı resmen. Ama hakem Bitnel Podolski’ye bu maçın yıldızı sen değil, benim diyerek, Alman yıldızla itişip kalkışan Aykut Demir’i de 2. sarıdan kızartınca iki takımın mücadelesine sonuç ne olursa olsun gölge düşürdü.

Sayısal eşitlik bozulunca oyun tek kale maça dönüştü. Galatasaray 2 eksik rakibine karşı bile pozisyona girmekte zorlanırken, hakem Deniz Ateş Bitnel saçmalıklarını faciaya dönüştürdü. Umut’un kendi atışını penaltıya çevirdi. Penaltı tartışmasından Cavanda ve Salih de kırmızı kartla oyunu dışı kalınca yıllarca tartışılacak bir maç daha ortaya çıktı. Salih'in kartını yere düşüren hakeme gösterdiği kırmızı kart 90 dakikanın en doğru hareketiydi. Ve hakem kararıyla kötülerin dansını Galatasaray kazandı. Yazıklar olsun!!!