Reklamsız Sözcü

Fenerbahçe, son dönemde oynadığı futbolla tat vermeye başladı. Sezon başından beri yapılan eleştirilere rağmen oyun sisteminden taviz vermeyen Vitor Pereira, verdiği ‘Agresif takım' sözünü tuttu.

Lokomotiv maçını Fenerbahçe eze eze kazandı. Dün Bursa deplasmanında alınan beraberliğe rağmen Fenerbahçe oyunun hakimiydi. Adeta tek kale oynadı. Kaleyi şut bombardımanına tuttu. Bazı pozisyonlarda rakip ceza sahası içinde Bursasporlu futbolcular kadar Fenerbahçeliler de vardı. Tek sıkıntı  son vuruşlardaki eksiklikti. Bu da tabelaya yansıdı.

Fenerbahçe'de sisten oturdu oturmasına da saha dışı faktörler can sıkmaya devam ediyor.

Esame listeleri verildiğinde Robin van Persie'nin ilk 11'de olmaması herkesi şaşırtmıştı. Son haftalarda form tutan, takımın en önemli hücum silahı olan Hollandalı'nın neden kulübede olduğuna kimse anlam veremedi. Fernandao'nun kalitesine lafımız olamaz ama kadronda iyi bir Van Persie varsa, ilk 11'de oynamalıdır. Adam yedek kalmamak için Manchester United'dan ayrıldı. Fenerbahçe'de bunları yaşayacağını bilse emin olun gelmezdi.

Pereira'nın elindeki forvetleri dinlendirerek kullanma isteğini de anlıyorum. Buna rağmen ‘Korumak' ile ‘Küstürmek' arasındaki ince çizgiyi koruyamadığı aşıkar. Pereira eğer üç kulvarda başarı istiyorsa, Van Persie'yi mutlaka kazanmalı.

Fenerbahçe, Bursa'da çok değerli 2 puan bıraktı. Beşiktaş derbisinin önemi bir kat daha arttı. Fenerbahçe, şampiyonluğu istiyorsa derbiyi kazanmalı.