Reklamsız Sözcü
18 Şubat 2016

Ne lanetli bir maçtı. Önce kar engeli, sonrasında da sis. Oynanacak mı, oynanmayacak mı? Görüşmelerin ardından sahaya iki takım ve hakemlerin çıkması ile rahat bir nefes aldık. Beşiktaş-Mersin İdman Yurdu maçı neredeyse toplumsal bir olay haline gelmenin eşiğinden döndü. Sahaya çıkan kadroya baktığımızda ise hemen hemen herkesi kendi yerinde gördük. Şenol hoca nihayet ve zorunda kalarak Tosic'e sol stoperde görev verdi. Necip de maçın ilk yarısında fazla sırıtmadı. Ne var ki hücum adına ilk 45'te sadece Quaresma'nın oyuna dahil olması, Gökhan'ın ise haftalardır olduğu gibi uykuda kalması Beşiktaş'ın hücum gücünün yeteri kadar hissettirememesine neden oldu. Şenol hoca zaman zaman Q17'nin kanatlarını değiştirmiş olsa da Gökhan bir türlü oyuna giremedi. Gökhan bildiğimiz görüntüsünden çok uzakta kaldı dün gece. Bunda Mersin takımının savunma becerisinin de etkisi var. Maç normal tarihinde oynansaydı, o dönemde karışık olan Mersin takımı bu kadar iyi savunma yapabilir miydi? Bilinmez!

Beşiktaş'ın ikinci yarıya Gökhan – Cenk değişikliği ile başlaması doğru karardı. Şenol hoca takımının kimyasını çok iyi çözmüş. Geçen haftanın kötüsü Şenol hoca bu kez kadro tercihi ve değişikliklerin zamanlaması ile kendi üzerine düşeni yaptı 90 dakika için. Beşiktaşlı oyuncuların ciddi anlamda motivasyon sıkıntısını bir kez daha gördük. Tamam mücadele iyiydi evet. Ancak sezonun ilk yarısındaki Beşiktaş'ın, benim sürekli “ ligin en güzel şeyi” dediğim Beşiktaş'ın yerinde yeller esiyor. Ne Gomez ile topu buluşturmak adına bir hamle, ne bir kanat organizasyonu vardı. Sonrasında Gomez- Olcay değişikliği geldi. Beşiktaş'ta işler kötü gidince değişiklikler de değişti. Ezber bozduran değişikliklerin ardından neyse ki duran top şansı geldi de Sosa çıktı sahneye. Ünlü Amerikalı mühendis Murphy'nin kanunlarına eklenmesi gereken bir notla bitirelim: Büyük takımsan, kötü oynadığın maçları da kazanacaksın.