Reklamsız Sözcü

MHK Başkanı Kuddusi Müftüoğlu ekibi ve hakemler üzerinde bir otorite kuramadı. Hal böyle olunca, Bünyamin Gezer gizli başkanlık yapıyor. Hata yapan hakemler ödüllendiriliyor.

Merkez Hakem Kurulu Başkanı Kuddusi Müftüoğlu ve ekibi göreve geldiğinde bu işi yapamayacaklarını kamuoyu ile birçok kez paylaştım. Keşke yanılmış olsaydım da Türk futbolu ve hakemler bu duruma düşmeseydi. Hakemliğin olduğu yerde elbette hata vardır. Fakat verilen kararlar skandal boyutuna ulaşmaya ve maçların önüne geçmeye başladı. Kritik maçlara çıkan bazı hakemlerimiz tutarsız ve eyyam kokan yönetimleri herkesçe malum. Üstelik bunları yapanlar ödülünü almaya devam ederken, MHK'de birilerine yakın olmadığı için hak ettiği maçlara gidemeyen hakemler de var. Kısacası daha önce hiç bir dönem olmadığı kadar atamalarda ve klasman belirlemelerinde adamcılık yapıldı. Ve bu da Türk futbolunun göğsüne hançer gibi saplandı.

MHK'NİN GİZLİ BAŞKANI

Ayrıca Müftüoğlu, ekibinin ve hakemlerinin üzerinde bir otorite kuramadığı için olan bitenlerden de bi haber. Kısacası bir hakimiyeti yok. Hal böyle olunca, herkesin bildiği üzere Bünyamin Gezer gizli başkanlık yapıyor. Bu zat aynı zamanda da hakem atamalarının başında. Hakemlik geçmişi herkesçe malum olan ve hakemliği bırakış şekli ile de kafalarda soru işareti bırakan Gezer, maalesef kimseye güven vermiyor. Yaptığı atamalar ise tam bir komediye dönüştü. Hakemlik ve yorumculuk yaptığı dönemlerde insanlarda bıraktığı izlenim; gördüğünü çalan ve yorumlayan olmak yerine forma rengi, kulübün gücü, puantajdaki durumu, dakika-skor gibi kriterleri her zaman önceliği olarak belirlediği yönünde.

İNCE ATAMALAR!

En büyük özelliği ise denge (!) unsuru olmayı layıkı ile becermesidir. Zaten bu göreve atandığı zamanda bazı önemli hakemler tarafından da kabul görmedi. Fakat duyulan bu rahatsızlığı hiç birisi dile getiremedi. Sık sık Riva'ya giderek orada da huzursuzluk yaşanmasına sebebiyet veriyor. Bu durumdan bazı federasyon yetkilileri de rahatsız. Şu anda profesyonel hakem kadrosunda bulunanlarda dahil bir çok üst düzey hakem seminerlerdeki eğitim yaklaşımı ve en önemlisi atama prensiplerindeki ince(!) durumun farkındalar.

EYYAM KOKAN YÖNETİMLER

Bu durumu size bir örnekle açıklamak gerekirse eğer; Hoca değişikliği yaşanan takımlarda yeni gelen teknik adam başarılı ise oyun ve taktiksel yaklaşımını, yani tarzını futbolcu gurubuna doğru yansıtır. Ve bu tarzı benimseyen oyuncular bir önceki teknik adamdaki takıma göre siyahla beyaz kadar değişik bir görüntü ortaya koyarlar. Mesela Gençlerbirliği'nde İbrahim Üzülmez, Mersin İdman Yurdu'nda ise Ümit Özat gibi. Teknik adamlar, savaşçı kimlikleri ve karakterlerini oyuncularına yansıtınca ortaya çok başarılı sonuçlar çıkar. Yani oyuncu gurupları hocalarını örnek alırlar. Olumsuz teknik adam yaklaşımında ise sonuç hüsran olur. Uzun lafın kısası hakem ekibinin teknik direktörü de Bünyamin Gezer olduğuna göre; hakemlerin büyük bir kısmı onu ve geçmişini örnek alıyor. Hal böyle olunca da hakemlerinde sırtı yerden kalkmıyor. Doğal olarak manşetlerden de inmiyorlar. Onun taktiksel yaklaşımını benimseyen hakemler bu durumdan vazife çıkartarak sahaya bunları yansıtıyorlar. O yüzden eyyam kokan hakem yönetimleri bitmiyor. Daha bunlar iyi günlerimiz bence.

Not: Bir çift lafımda Sayın Yıldırım Demiören'e. İçinde bulunduğumuz sezonun adı Hasan Doğan. Hoşgörü, dostluk ve saygının olması gereken süreçte bunlardan eser yok. Şu ana kadar yaşananlar ne bana ne de futbol ailesine umut veriyor. Sezonun en kritik sürecine girilen bu dönemde hakemlerin yapacakları en ufak hata tamamen sizi ve yönetiminizi bağlayacaktır.