Reklamsız Sözcü

Fenerbahçe’ye şike kumpasını kim kurdu? (5)

AMK, yılın haber golünü atıyor. Aytunç Erkin "Fenerbahçe'ye şike kumpasını kim kurdu?" sorusuna cevap veriyor.
14:3016 Şubat 2016
0
Fenerbahçe’ye şike kumpasını kim kurdu? (5)

AYTUNÇ ERKİN / FENERBAHÇE YAZI DİZİSİ

Türkiye'nin 2007'den bu yana dava ülkesi haline getirildiği noktasında kimsenin kuşkusu yok. Her dava birbiriyle bağlantılı, isimler hemen hemen aynı… Şike soruşturmasında da bu yönde ilişkiler ağı polis tarafından kurulmuştu. Nasıl mı? Anlatalım: Şike Davası'nın ek klasörlerinde, 6 Ocak 2010 tarihinde Gölcük Donanma Komutanlığı'nda bulunan ve Balyoz Davası'nda askerlerin tutuklanmasına neden olan belgeleri döşemenin altına koyduğu iddia edilen Binbaşı Kemalettin Yakar'ın da telefonu takip edilmiş. Nasıl mı? Soruşturma dosyasının ekinde yer alan 2. klasörün 291 No'lu belgesine göre, Nuray Mutlu (TCG Gediz gemisinde görevli), Kemalettin Yakar (Gölcük Donanma Komutanlığı'nda görevli), Sadık Kula (Marmaris Deniz Üssü'nde görevli), Milliyet gazetesinin santral telefonu, bunlardan bazıları…

YAKAR İSTİHBARAT'IN BAŞINDAYDI

Tarih 6 Aralık 2010. 196 sanıklı ‘Balyoz Planı' davasını yürüten İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Fikret Seçen tarafından yürütülen ve kumpas olduğu ortaya çıkan ‘şantaj ve askeri casusluk' iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında, Gölcük Donanma Komutanlığı'nda arama yaptı. Seçen başkanlığında yapılan baskında İstihbarat Kısım Amirliği odasının döşemesi altında 10 çuval belge ele geçirildi. İşte bu belgeleri Balyoz davasına ekleyen İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 11 Şubat 2011 tarihinde tutuksuz 134 sanığın tutuklanmasına, 29 sanık hakkında da yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi. O dönem Gölcük Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü Binbaşı Kemalettin Yakar'dı. Ve o Binbaşı Yakar'ın ismi Şike'ye de eklemlendi!

Foto: AMK

Foto: AMK

HEM BALYOZ HEM SÖZDE CASUSLUK!

Şike dosyasına eklemlenen ve teknik izleme yapılan diğer bir isim de Kurmay Albay Sadık Kula. Kula'nın ismi de Balyoz soruşturması ve sözde İzmir Askeri Casusluk davasında geçiyor. Nisan 2011'de yandaş ve cemaat medyasında şu ortak haber yer almıştı: “Gölcük Donanma Komutanlığı’nda ele geçirilen belgelerin bulunduğu odadan sorumlu askeri personelin ‘Balyoz’ darbe planında görevlendirildiği ortaya çıktı. İstihbarat Kısım Amirliği’nin zeminindeki kozmik zuladan çıkan 9 çuval belgeden sorumlu subayların isimleri dönemin Donanma Komutanı Oramiral Özden Örnek tarafından oluşturulan Balyoz görevlendirme listelerinde geçiyor. Gölcük Donanma Komutanlığı İstihbarat Kısım Amirliği’nden sorumlu sıralı komutanlara ilişkin soruşturmayı yürüten savcılığın talebi üzerine hazırlanan 3 Ocak 2011 tarihli emniyet raporuna da yer verildi. Raporda, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan gelen sıralı sorumlu komutanların listesine yer verildi. Albaylar, İhsan Kayış, Sadık Kula, Mesut Zafer Sarı, Yarbay Behçet Altıntaş, binbaşılar, Mehmet Cem Çağlar, Binbaşı Kemalettin Yakar’ın da aralarında bulunduğu 14 askeri personelin 2009’dan itibaren ‘şube müdürü’, ‘kısım amiri’ sıfatıyla odadan sorumlu olduğu tespit edildi.” Şike ek klasörlerinde dikkat çekici bir isim daha vardı. O da Gölcük Donanma Komutanlığı'nda görevli subaylardan Mehmet Emin Baylak'tı. Baylak'ın Balyoz soruşturmasından iki kez tanıklığına başvuruldu.

Foto: AMK

Foto: AMK

OPERASYONU BİLEN GAZETECİ

3 Temmuz'dan sonra atılan gazete manşetlerini ve bazı medya mensuplarını görelim! Algıyı daha da kuvvetlendirelim. 4 Temmuz tarihli gazeteler, operasyonu ilk sayfaya, başlıklara taşıdılar. Çok geniş kapsamlı olduğu anlaşılan operasyon, gazete başlıklarına bakılırsa, Fenerbahçe'yle sınırlı tutulmuş! Başlıklar şöyleydi: “Sivas'a 2 milyon dolar kaleciye araba”, “Paranın liginde son düdük çaldı” , “GS'li savcı başlattı FB'li bitirdi” , “20 maça yakın takip, şampiyonluğa gölge düştü”, “Şike kamerada”, “Paralar hesaba yattı Emenike tatile çıktı”, “Savcı doksandan çaktı”, “Buğday başaklandı tarla yeşillendi”, “Temiz krampon operasyonu”, “Operasyon Fener'e, Yıldırım'a şike gözaltısı”… Bu başlıklar 5 Temmuz'da da 6 Temmuz'da da devam etti. Herkes polisin elinde olan görüntüleri bekliyordu! O görüntüler hâlâ çıkmadı! İlginç olan bir durum daha vardı! Futbolla ilgili haberleri, spor muhabirleri yapmıyordu! Taraf muhabiri Mehmet Baransu, Kanal D muhabiri Ekrem Açıkel vs… Bu bile operasyonun nasıl planlı olduğunu göstermiyor mu? Bir de herkesin gözü kulağı Baransu'daydı. O, Balyoz'u ‘bavuluyla' başlatmıştı. Ancak bu operasyonda ikinci sıraya düştü. Kanal D'den Ekrem Açıkel her akşam ana haber bültenine çıkıyor, televizyonda ‘polisin destanını' anlatıyordu. Çünkü Açıkel ‘Şike' operasyonun geleceğini önceden bilmişti! Nasıl Emre Uslu 17 Aralık'ın geleceğini bildi! Muhabir Ekrem Açıkel de kahindi! Kanal D muhabiri, 23 Haziran 2011'de, “Önümüzdeki günler sıkı operasyonlara gebe. Siyasi anlam katılmasın diye ertelenen her şey için harekete geçme zamanı” diye tweet atmıştı! 10 gün sonra ‘Şike' operasyonu başladı!

GÜLERCE HEMEN TOPA GİRDİ

3 Temmuz 2011'de operasyon gerçekleşmiş, herkes ne olduğunu anlamaya çalışırken, Zaman'ın önemli yazarlarından Hüseyin Gülerce olayı ‘çözmüş', ‘Futbolun Ergenekonu' başlıklı bir yazı kaleme almıştı. Gülerce açık yazmıştı: “Aralarında Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım´ın da bulunduğu 60'tan fazla kişi gözaltına alındı. Öyle şaşkınlık falan da yok. Ve herkesin aklına ilk gelen‚ Ergenekon oldu. Birden ‘Futbolun Ergenekonu' lafı konuşulmaya başlandı. Meselenin özü şu: Türkiye‚ artık eski Türkiye değil. Eski çamlar bardak oldu. Bazıları bu gerçeği hâlâ kabullenmek istemiyor. Hâlâ eskiye‚ vesayetin kol gezdiği o karanlık günlere dönmeye dair bir umutları var… Artık futboldaki Ergenekon´a da neşter vuruluyor. ‘Futbolda Ergenekon olur mu?' sorusu bugün anlamsız bir sorudur. Vesayet varsa‚ darbecileri vardır. Darbeciler varsa‚ medyaları‚ işadamları‚ çeteleri‚ kozmik adamları vardır. Vesayet‚ hukuk dışı örgütlenmelerle ayakta durur. Bu ülkede yüzyıldan beri vesayet rejimi var. Onun için hukuk dışılık her sosyal grubun‚ devlet aygıtının‚ anayasal kurumların içinde hükümferma olmuştur. Mücadele‚ vesayet ile demokratikleşme arasındadır. Vesayetin bütün ağaları‚ bu arada futbolun ağaları da kaybetmeye mahkûmdur.” (Hüseyin Gülerce-Zaman-6 Temmuz 2011)

YILDIRIM’IN TUTUKLANACAĞINI YAZAN RAP

Yusuf Gezgin… Yavuz Derinsoy… Bu isimler size tanıdık geldi mi? Yok gelmedi. Kod adı Kozanlı Ömer yani Osman Hilmi Özdil dersem. Peki bunların Aziz Yıldırım ve Şike Davası'yla ne ilgisi var? Hemen açıklayalım: İddialara göre, cemaate yakınlığıyla bilinen www.aktifhaber.com adlı haber sitesinin yazarı Yusuf Gezgin ve www.habervaktim.com adlı haber sitesinin yazarı Yavuz Derinsoy aslında ‘Kozanlı Ömer’ yani paralel yapının yurtdışına kaçan önemli ismi Osman Hilmi Özdil! Ve geliyoruz bizim konumuzla ilgisine. www.haberx.com adlı haber sitesinde yazan Rauf Atilla Polat isimli yazar aynı Gezgin ve Derinsoy gibi ‘derin yazılar’ kaleme alan ve Ergenekon başta olmak üzere diğer davalarla ilgili önceden tahminler yürüten, dedikleri çıkan birisi. Ki yazıları arka arkaya koyduğunuzda cümlelerin aynı merkezden çıktığını hissediyorsunuz. O zaman aynı merkezden yönetildiği hissi veren Rauf Atilla Polat (RAP) denilen ismin Aziz Yıldırım'la ilgili 2010'daki ‘öngörüsünü' okuyalım. Tarih 15 Nisan 2010. Rauf Atilla'nın haberx'teki yazısının başlığı şöyle: “Balyoz toplantısındaki işadamı ve kulüp başkanı.” Atilla, Balyoz'la ilgili belgelerin ortaya çıktığı günlerde, 2002-2003 döneminde hazırlanan bu planların ilk döneminin, 1999 yılındaki ‘Gölcük toplantıları' olduğunu yazdığını ancak o yazısında bazı isimleri gündeme getirmediğini iddia ediyor: “Bu yazdıklarımız herhangi bir komplo teorisi falan değil. Tamamen birebir ve gerçektir. Devletin arşivlerinde bu raporların hâlâ bulunduğunu da göz ardı etmemiştik. Balyoz’un detaylarının biraz daha açılması gerektiği düşüncesindeyim. Ancak o gün o toplantıya katılan önemli birkaç isimden bahsetmemiştik. Toplantıya katılan ve size ilginç gelecek bir üçüncü isim daha var. Yalnız bu şahsın ismini şimdilik yazamayacağım. Çünkü kendisi çok zengin bir işadamı olmasının yanı sıra şu anda büyük bir futbol kulübünün de başkanlığını yapıyor. İsmini vermemiz halinde yaptığı görevde bizim yüzümüzden bazı problemler yaşayabilir. Ancak, başkanlığının hemen ardından yazacağımızdan şüpheniz olmasın.” Rauf Atilla Polat, 3 Temmuz 2011'de yapılan Şike operasyonundan tam 1 yıl 2 ay önce ismini vermediği ‘kulüp başkanını' Balyoz soruşturmasının tam da göbeğine oturtmuş ve “İsmini başkanlığının hemen ardından yazacağımızdan şüpheniz olmasın' cümlesini kurmuş. Herhalde bu ismin kim olduğunu siz anladınız! Aziz Yıldırım! Rauf Atilla, kulüp başkanının görevden ayrılacağını da biliyor!

AZİZ YILDIRIM BERAAT ETTİ

3 Temmuz süreciyle ilgili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yeniden yargılamada, 9 Ekim 2015 tarihinde karar çıktı. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım beraat etti. Mahkeme, sanıkların tazminat davası açabileceğine karar verdi.

Son güncelleme: 14:33 | 16.02.2016