Reklamsız Sözcü

SON yıllarda izlediğim en kötü oynayan Galatasaray'dı. Sahaya baktığımda sarı-kırmızılılarda mücadele de yoktu, hırs da yoktu. Bunların yanında ruh da olmayınca bu sonuç kaçınılmaz oldu. Karşılaşma boyunca rakip kaleye şut bile çekemediler. “Sahada görevini yapan bir futbolcu var mıydı?” derseniz, bana göre yoktu. Bunun baş sorumluları kulüp yöneticileri ve Mustafa Denizli'dir. Daha önce kendilerini uyarmıştık ancak bırakın tedbir alınmasını geriye gidiş devam ediyor. Camianın kenetlenmeye de ihtiyacı var. Bu da olmayınca işler iyice sarpa sarıyor. Birilerinin çıkıp bir an önce bu dağınıklığa dur demesi gerekir.

Maçta Galatasaray'dan daha kötü olan maçın hakemiydi. Yaşar Kemal Uğurlu, Bünyamin Gezer kontenjanından bu maçlarda şans buluyor ancak çok kötü idare ediyor. Birçok kart ve faul hatası yaparak oyunun sertleşmesine zemin hazırladı. Oyun ve oyuncuların gerilmesine sebebiyet veren yönetim anlayışı maçı gerdi. Semih'e doğru kartlar çıkarırken maçın başından beri, “Beni oyundan at at” diye yalvaran Donk'u ise ihraç edemedi. Kırmızı kartı birkaç kez hak eden Donk, baktı ki hakem bunu beceremiyor önüne gelene sert müdahalede bulundu. Sahada hakem olmayınca futbolcu da kendi bildiğini okuyor.

Mersin'in de hakkını vermek gerekir. Başta Ümit Özat olmak üzere tüm takımı kutluyorum. Hem kötü durumda olacaksın hem de Galatasaray gibi bir rakibi net bir oyunla yeneceksin. Bu üç puan altın değerinde Mersin için. Ligde kalmaları için çok önemli bir artı. Üstelik şunu gösterdiler ki bu oyunla her rakibi yenebilirler. Bu şekilde mücadele ederlerse, Mersin İY ligden düşen takımlar arasında olmaz.

MAÇIN ADAMI

Nakoulma sürati ve fizik gücüyle Galatasaray defansını yerle bir etti. Hem attığı gol hem de Semih'i oyundan attırması maçın kaderini belirledi.

HAKEM NOTU

Verdiği kartlardan çok vermedikleri ile inanılmaz kötü bir maç yönetti. Donk birkaç kez atılmalıydı