Reklamsız Sözcü

Fenerbahçe’ye şike kumpasını kim kurdu? (2)

AMK, yılın haber golünü atıyor. Aytunç Erkin "Fenerbahçe'ye şike kumpasını kim kurdu?" sorusuna cevap veriyor.
14:0813 Şubat 2016
0
Fenerbahçe’ye şike kumpasını kim kurdu? (2)

AYTUNÇ ERKİN / FENERBAHÇE YAZI DİZİSİ

Aziz Yıldırım, 2011'de gözaltına alındı ve tutuklandı… Ama Fenerbahçe Başkanı'nın hedefe oturtulduğu yıl 8 yıl öncesine dayanıyor. Fethullah Gülen Cemaati'ni anlattığı “Haliçte yaşayan simonlar” adlı kitabını yazdıktan sonra 29 eylül 2010'- da tutuklanan eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı (20 Haziran 2014'te tahliye edildi) 2003 yılında emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'na (KOM) getirildiğinde, cemaatin kendisinden Aziz Yıldırım'a operasyon yapması için baskı uyguladığını açıkladı. Yani ‘bir yapı' Yıldırım'ı yıllar önce hedefe koymuş!

Avcı'yla yaptığım görüşmelerde anlattıkları, tabloyu net bir şekilde ortaya koyuyor: “Aziz Yıldırım nedense cemaatin eskiden bu yana hedefidir. KOM'a başladığım ilk günlerde önüme yıldırım'la ilgili bazı belgeler, dokümanlar koydular. NATO ihaleleriyle ilgili bazı usulsüzlükler olduğuna dair iddiaları vardı. Yani hedefe alınmıştı! Çünkü onların alanına giriyordu.

Foto: DepoPhotos

Foto: DepoPhotos

CEMAATİN TSK YAPISI

Zannedersem, cemaatin asker içindeki yapılanmasından gelen belgelerdi bunlar. Bizi tahrik edip, operasyon yapmamız gerektiğini söylediler. O zaman başka konular araya girdi ya da tam anlamıyla delillendirilemedi… Ama 2011 yılında operasyon başladığı zaman bunun cemaatçiler tarafından yapıldığı anlaşılıyordu. yapan kişiler ve yapılış biçiminden onlar olduğu görülüyordu.” Polis muhabirleri Avcı’nın iddialarını bir adım daha öteye şöyle taşıdı:

“Polis adliye muhabirleri benden daha fazla bilgiye sahipler. Operasyonlar olmadan önce polisler o muhabirlere bilgi veriyor. Şike, Balyoz, Ergenekon… O polisler, gazetecilere brifing veriyordu. Bütün bunların cemaat tarafından kotarıldığını herkes biliyor.”

KKK ASKERİ SAVCILIĞI, 2008'DE YILDIRIM’I ŞÜPHELİ YAPTI

Hanefi Avcı’nın, “Cemaatin hep hedefindeydi” dediği Aziz Yıldırım'la ilgili ikinci çalışma, 2008 yılında başladı. Bu çalışma da Avcı'nın işaret ettiği ‘ihale' süreçleriyle ilgiliydi. Balyoz davasında 16 yıl hapis cezasına çarptırılan emekli Hava Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok'un bir yazısı Yıldırım'a kurulan kumpası net bir şekilde görmemizi sağlıyordu. Beşiktaş taraftarı Üçok, 17 Mart 2014'te şunları kaydetti:

“Aslına bakarsanız 03 Temmuz 2011 tarihindeki şike operasyonu Aziz Yıldırım’a yapılan ilk komplo değildir. Aziz Yıldırım ile ilgili ilk yok etme operasyonu yaklaşık altı yıl kadar önce 2008 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) Askeri Savcılığı’nca uygulamaya konulmuştur. KKK askeri savcılığı kendisine yapılan bir ihbarı(!) değerlendirerek emekli bir binbaşının iş yerinde ve evinde aramalar yapmıştır.

YASAL SÖZLEŞMEYE RAĞMEN

Bu aramalarda emekli binbaşı ile Aziz Yıldırım arasında yapılmış bulunan yasal danışmanlık sözleşmesi adeta suç unsuru sayılarak Aziz Yıldırım şüpheli yapılmış ve telefonları aylarca dinlenmiştir. Ancak, bu aramalarda Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na ait altı adet belgenin de ele geçirilmiş olması nedeniyle benim sorumluluğumda Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığı’nca da ikinci bir soruşturma başlatılmıştır. Hatta Hava Kuvvetleri Askeri Savcılığı olarak biz soruşturmayı daha da derinleştirmiş ve muvazzaf bir hava albayının evinde yaptığımız aramada binlerce sayfa askeri doküman ele geçirmiş, birçok tutuklama yapmıştık. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcısı olarak yürüttüğüm soruşturmayı derinleştirdikçe, Yıldırım’ın yaptığı danışmanlık sözleşmesinin tamamen yasal olduğu ve ihaleye fesat karıştırmak ile bir ilgisi olmadığı kanaatine vardım. Buna karşın, KKK Askeri Savcılığı’nın, yasal bir danışmanlık sözleşmesini suç unsuru sayıp Aziz Yıldırım’ı şüpheli yapması, aylarca dinlemesi ve soruşturmanın başka mecralara çekilmeye çalışması Hava Kuvvetleri askeri savcısı olarak beni son derece rahatsız etmişti.

Foto: AMK

Foto: AMK

BAŞKANLIĞI BİTECEKTİ

Bu nedenle Hava Kuvvetleri Komutanlığı askeri savcılığı olarak, soruşturmanın çok başlılıktan kurtarılması ve usul ekonomisi gerekçelerini ileriye sürerek KKK Askeri Savcılığı’nca yürütülmekte olan soruşturmanın da Hava Kuvvetleri Askeri Savcılığı'nda birleştirilmesini talep ettim ve KKK'lığı Askeri Savcılığı’ndaki dosyanın da yetkisizlik ile bize gönderilmesini sağladım. Hava Kuvvetleri Askeri Savcılığı’nın bu hareketi o günlerde Türkiye gündeminin en önemli ihalelerinden birisi olan Sikorsky helikopter ihalesinin en güçlü taraflarından birisi olan Aziz Yıldırım’ın dahil olduğu grubu devre dışı bırakma çabalarının önünü kesmiştir. Eğer soruşturmaya KKK'lığı Askeri Savcılığı’nca yürütülmeye devam edilseydi, ‘Aziz Yıldırım ihale sürecine gayri yasal yollar kullanarak müdahale ediyor’ diyerek Kamu İhale Kurumu’na şikayet edilecek ve altı ay ile iki yıl arasında bir süre ihalelerden yasaklı kılınacaktı. Ardından da hakkında ihaleye fesat karıştırmak suçlaması ile açılacak dava sonucu cezalandırılarak Fenerbahçe başkanlığından uzaklaştırılacaktı.”

İBDA-C ÜYESİ AZİZ YILDIRIM!

Aziz Yıldırım'la ilgili yapılan ‘çalışmalar' ve bir yerlere ‘bağlama' uğraşı hep sürdü. 14 Şubat 2008 tarihli bir dinleme belgesine göre Yıldırım, radikal dinci İBDA-C üyesi olarak dinleniyordu. 2008 yılında Ankara'da HSYK Başmüfettişi Ali Rıza Karakan tarafından yürütülen telekulak soruşturması kapsamında dinleme kararını veren mahkemenin arşivinden ortaya çıkan yeni bilgiler basına yansıdı. Sahte isim, telefonların IMEI numarası, uydurma örgütler ve suçlar üzerinden alınan mahkeme kararları üzerinden yapılan on binlerce telefon dinlemesinin belgesi, kapatılan Özel Yetkili Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin arşivinden çıktı. Telekulağın hedefinde işadamı Rahmi Koç, eski MİT Müsteşarı Sönmez Köksal başta olmak üzere çok sayıda isim yer alıyordu.

Foto: AMK

Foto: AMK

RAMAZAN AKYÜREK DÖNEMİ

Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından, önleyici dinleme adı altında mahkeme kararı ile yapılan dinlemeler, Mart 2006'da Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı'na atanan ve cemaate yakın olduğu iddia edilen Ramazan Akyürek'in görev yaptığı süreleri kapsıyor. 2007-2010 yılları arasında toplumun önemli bir kesiminin dinlendiği anlaşılıyor. İşte o binlerce kişilik listede Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırımda var! Peki Yıldırım neden ve nasıl dinlendi? İşte yanıtı: Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği karar ile Aziz Yıldırım, İBDA-C Terör Örgütü kapsamında dinlendi ve takip edildi. Dinleme tarihi 14 Şubat 2008. Yani ortada şike soruşturması yok ve Yıldırım, koruması Hüseyin Doğrul üzerinden takibe alınıyor. Peki Yıldırımneden İBDA-C üzerinden dinleniyor? Bunun yanıtı da “Telekulak” dosyasındaki isimlerden biri olan ünlü polis müdürü Emin Arslan'ın 2008'de, İsmail Korkmaz sahte ismi ile İBDA-C örgütü üyesi olarak dinlenmesinde yatıyor. Arslan, Yıldırım'ın yakın dostu ve ilk dinlenme tarihi 7 Mart 2008. Yıldırım'dan iki ay sonra İBDA-C örgütünün 1 numaralı sanığı oluyor. Arslan, kumpas olduğu ortaya çıkan bir ‘uyuşturucu' davasında diğer 24 kişiyle birlikte “İddia edilen suçlamayla bir ilgisi olmadığı sabit olduğu” kararı verilerek beraat etmişti.

Foto: AMK

Foto: AMK

EMENIKE’NİN PARA SAYMA GÖRÜNTÜLERİ 4 YILDIR YOK

Operasyonun olduğu gün, polis muhabirlerinden bazıları ısrarla şu iddiayı gündeme getirmişti:

“Şampiyonluğa oynayan bir takım, oynayacağı maç öncesi rakibin santraforuyla anlaştı. O da Fenerbahçe karşısında oynamadı…”

Bu futbolcu Karabükspor'da oynayan Emenike'ydi… Emenike'nin Fenerbahçe'den para aldığı, para sayma görüntülerinin de polisin elinde olduğu iddia edilmişti. Aziz Yıldırım ise “Böyle bir görüntü çıksın kendimi Boğaz Köprüsü'nden atarım” demişti. 4 yıldır bu görüntü bulunamadı! Bunu iddia eden gazetecilerden de ses yok! Ama o dönemi yakından takip edenler bu bilginin İstanbul Organize Şube'den bilerek sızdırıldığını çok iyi biliyor!

Son güncelleme: 14:10 | 13.02.2016