Reklamsız Sözcü

Öyle bir gülüşün var ki, sanırsın Beşiktaş sahaya çıkıyor. Yaklaşık 7 ay önce bir gelin arabasının arkasında okuduğum ve fotoğrafını çekemediğim için pişman olduğum müthiş bir betimlemeydi. Bu sözün hakkını veren bir ilk 45 dakika oynandı. 14. saniyede Orkan Çınar'ın harikulade derin pasında 0-1 yenik duruma düşebilirdi Beşiktaş… Tolga Zengin'in ayakta kalması, soğukkanlı Larsson'u da şaşırttı ve maçın seyrini de değiştirdi. Marcelo- Rhodolfo tandemi doğru karardı. Marcelo'nun pozisyon bilgisi Şenol Güneş'i 26.dakika 50.saniyede haklı çıkardı. Chibuike'nin driplingle Beşiktaş orta sahasını geçtiği bu zaman diliminde Marcelo Habibou'nun koşu yolunu mükemmel kapattı ve kalesini olası büyük bir tehlikeden korudu. Elyasa'nın ters adam markajı yapması, Gomez'in de Elyasa'yı sırtında sahanın alakasız yerlerine taşıması, Gaziantepspor'un savunma anlayışını yerle bir etti. Yeni transfer, Guano alanı mı koruyayım, Elyasa boşluğunu mu doldurayım ikileminde kalmışken Beşiktaş golün habercisi hücum girişimlerini geliştirdi. Özellikle sol kanatta kurulan baskı ve pas zenginliği, Beşiktaş'ı dominant kıldı.

Atiba, Oğuzhan, İsmail Köybaşı ve dönüşümlü olarak sola yaklaşan Olcay-Gökhan pas bağlantısı başka bir oyun planını da göstermiş oldu: Baskı. Baskıdan kastımız 6-7 kişinin ön alanda şuursuzca koşması değil. 2. golde İsmail'in topun kaybedildiği yerde başlattığı baskı görülmeye değerdi. Habibou ve Chibuike, sezon başından beri beraber oynuyor olsalar idi, Gaziantepspor hanesine en az 1 gol yazmış olurduk. 2.yarının ilk 15 dakikasında, Habibou'nun şutlarına Tolga Zengin'in gösterdiği reaksiyon da Beşiktaş'ı oyunun içinde tutan en önemli etmendi.