Reklamsız Sözcü

BEŞİKTAŞ'ın kupa maçlarında sergilediği kötü futbol ve araya giren iptallerin sonrasında nasıl bir performans ortaya koyacağı merak konusuydu. Her fırsatta Beşiktaş'ın, her takımda olduğu gibi kupa maçlarına konsantre olmak konusunda sıkıntı yaşadığını ve lig mücadelesinde olayın daha farklı olacağını söylüyordum öyle de oldu. Beşiktaş hücum ve savunma anlamında yükünü çeken orta üçlü Atiba-Oğuzhan- Sosa üçlüsü ile 43 golle Galatasaray'dan sonra Fenerbahçe ile birlikte en fazla gol atan, yediği 18 golle de Kasımpaşa'dan sonra Fenerbahçe ile en az gol yiyen takımı oldu. Teknik Direktör Şenol Güneş sezon başından bu yana zorunlu haller nedeniyle sadece Kasımpaşa, Kayserispor, Antalyaspor, Gençlerbirliği ve Trabzonspor maçlarında bozdu bu üçlüyü ve tek kaybı Karadeniz ekibine karşı yaşandı. Kadrosu ezberlenen Beşiktaş, Gaziantepspor karşısında ezberini bozmadı, kaldığı yerden devam etti.

Maçın ilk golünü, Gaziantepspor'un genç kalecisi Alperen'in inanılmaz hatası ile bulan Gökhan Töre, golden sonra sevinmek yerine, reaksiyon vermeden kendi sahasına geçti. Birilerine örnek olsun bu davranış. Beşiktaş duruşu Töre'nin iliklerine kadar işlemiş. Bunu maçtan önce kâğıda yazsan da sözlü olarak söylesen de kimse yapmaz. Bu hareket ezberlenmez, ezberletilmez. Bu iş karakter işi.

Beşiktaş oynamadığı sıralarda Fenerbahçe'yi şampiyonluk için büyük avantaj yakalatanlara şimdilerde sormak lazım. Acaba hâlâ avantaj Fenerbahçe'de mi?