Reklamsız Sözcü

HAKAN Balta'nın, Semih Kaya'nın sakat olması, Podolski'nin iyileşmemesi ve takımdan ayrılmak üzere olan Burak Yılmaz'ın yokluğu Mustafa Denizli'ye fazla hamle şansı bırakmamıştı. Denayer'in yerine Koray Günter'in forma şansı bulması dışında eldeki malzemeden çıkacak en iyi 11 aşağı yukarı bu. Kadronun vasatlaşması bir sorun kuşkusuz fakat ne olursa olsun sahadaki bu görüntü olmamalıydı.

G.SARAY hâlâ kâğıt üzerinde ligin en fazla şut atan takımı. Öncesinde yaşadığı puan kayıplarının sebebi gol atamamaktan değil fazla gol yemekten kaynaklanmıştı. Mustafa Denizli döneminde sarı kırmızılılar bu özelliğini de hızla kaybediyor. Hamza Hamzaoğlu zamanında maç başına 17 olan şut sayısı 12'ye düşmüştü. Dün daha da kötüydü. Düşünün, koca bir 45 dakikada Chedjou'nun uzaktan attığı şut dışında hiçbir gol girişimi olmadı. Konyaspor kendi oyun anlayışını harfiyen uygularken Galatasaray'ın bunu aşabilecek planı olmadığı da ortaya çıkmıştı.

İKİNCİ yarı da aslında pek farklı başlamadı. Sıkıcı futbol devam ediyordu ki, 64. dakikada Podolski ve Selçuk ile yakalanan pozisyon ilk ciddi gol girişimi oldu. Taraftarın desteğiyle morallenen sarı kırmızılı ekip tempoyu yükseltip, oyunu hareketlendirdi. Ne oldu da takım bir anda motivasyon kazandı, 65 dakika neredeydiler buna net bir cevap verebilmek mümkün değil. Aynı istekli oyun daha uzun süreye yayılsa istediğini bulabilirlerdi fakat kısıtlı süreye tabelayı değiştirecek golü sığdıramadılar. Geç uyandı Galatasaray, bu da 3 puana yetmedi.