Reklamsız Sözcü

Rhodolfo’dan Galatasaray itirafı

Mancini döneminde Galatasaray'a istenen Beşiktaş'ın stoperi Rhodolfo, takımdan taraftara kadar birçok konuda konuştu.
23:042 Şubat 2016
0
Rhodolfo’dan Galatasaray itirafı

FourFourTwo dergisi Şubat sayısında Beşiktaş’ın Brezilyalı stoperi Rhodolfo özel açıklamalarda bulundu. Siyah-beyazlı takıma sezon başına gelen ve teknik direktör Şenol Güneş’in vazgeçilmez ismi olan Brezilyalı oyuncu, daha önce Galatasaray’dan teklif aldığını açıklarken, taraftarın yaptığı şovları ise hayatında ilk defa gördüğünü belirtti.

İşte Beşiktaş’ın başarılı stoperi Rhodolfo’nun röportajı;

Türkiye'ye çok kolay uyum sağladın. Zorlandığın konular oldu mu? Aslında en büyük zorluk dil konusunda oldu. Saha içinde de, dışında da iletişim çok önemli. Bazı kelimeleri öğrendikçe işim kolaylaştı. İngilizce de bilmediğim için çok zorlanmıştım. Ailem de aynı şekilde… Türkiye'ye geldikten sonra çok da endişelenmemem gerektiğini anladım. Aynı dili konuşmasak da Türkler bir şekilde yardımcı oluyor.

Takım arkadaşlarınla işaret dilinde nasıl anlaşıyorsunuz? Necip bu konuda bir harika! Eller kollar havada uçuşuyor. Bazı şeyleri İngilizce söyleyebiliyor ama mütemadiyen konuştuğu için mimiklere de ihtiyaç duyuyor.

Gremio'da lig boyunca 0,7'lik bir oranla ligin en az gol yiyen takımı olmuşsunuz. Kaptandın, savunma hattının lideri zaten sendin. Bunu nasıl başarabildiniz? Bizim oradaki arkadaşlığımız gerçekten çok sıkıydı. Saha içinde de, dışında da müthiş bir uyum yakalamıştık. Takımda çok yetenekli oyuncular vardı ve iletişimimiz çok kuvvetliydi. Açık oyun ve duran toplarda gol sayısını en aza indirmek için özel olarak çalışıyorduk. Savunma tarafında bu şekilde çok sağlam bir grup ortaya çıktı.

Aynı şey Beşiktaş'ta da mümkün olacak mı? Neden olmasın? Burada da gelişime açık bir futbolcu topluluğu var. İyi bir karmaya sahip olduğumuzu düşünüyorum. Bir tarafta azimli gençler, diğer tarafta önemli tecrübeleri bulunanlar… Geliştirebileceğimiz taraflardan biri, daha akıcı bir oyun oynamak ve takım savunmasını daha iyi yapabilmek. Ligin ilk yarısında takım maç maç giderek gelişim kaydetti. Kişisel olarak daha iyi yapmam gereken işlerden biri daha fazla gol atabilmek. Brezilya'da attığım gol sayısı bir stoper için yüksekti. Burada ligin ilk yarısında sadece bir gol atabildim.

Brezilya'daki gollerinden sonra takla attığını duymuştum. Burada da atacak mısın?Birkaç gol daha atarsam tabii ki takla da atacağım. Taklalarımla geleceğim!

Beşiktaş taraftarıyla ilgili bilgiler topladığını söylemiştin. Brezilya'daki bir arkadaşını arayıp “Kardeşim bu adamlar deli! Geçen gün şöyle bir şey gördüm…” dediğin oldu mu? Geldiğim gün etrafımda inanılmaz bir kalabalık vardı. Orada çektiğim videoları hemen gönderdim. Derbi kazandığımızda taraftarlar tesise geldi ve meşalelerle kutlama yaptılar, her taraf alev alevdi! Hemen onların da videolarını gönderdim. Bunlar benim daha önce hiç görmediğim şeyler. Müthişti!

Foto FourFourTwo

Foto FourFourTwo

Daha önce Türkiye'den de teklif almış mıydın? Evet aldım.

Beşiktaş değildi herhalde? Galatasaray'dan almıştım. İki sene önceydi.

Şenol Güneş'in takımları karakteristik olarak çok gol üreten ama aynı zamanda rakibin de kolay atak yapabileceği şekilde açık oynayan takımlar olarak öne çıkıyor. Stoperlerin önündeki futbolcular daha çok ofansif özellikli oyuncular mesela. Gremio'dan sonra buradaki oyun anlayışı seni zorlamıyor mu?Gremio'da oynadığımız oyunla Beşiktaş'ta oynanan oyun arasındaki belki de en büyük fark bu. Gremio'da takım savunmasını mümkün olduğu kadar önde tutuyorduk ve çok çabuk oyuncularımız vardı. Topu bir şekilde onlara ulaştırıp önde onların iş bitirmesini bekliyorduk ve kolay kolay da gol yemiyorduk. Beşiktaş'taki oyuncu karakterleri çok farklı çünkü hücuma çıkabilen, hücumda başarılı olabilen oyuncu sayısı çok daha yüksek. Çok daha kolay iş bitirebiliyorlar ve daha fazla gol atabiliyorlar. Böyle olunca daha açık bir oyun oynayabiliyorsun. Bence bu bugünden yarına değişebilecek bir şey değil çünkü profiller çok farklı.

Sen böyle bir sitemde zorlanıyor musun?Gremio'da koştuğum mesafeden çok daha fazlasını koşmam gerekiyor çünkü bazen adam adama kalıyorsun, bazen uzun mesafede rakibi kovalaman gerekiyor. Rakip kontratak fırsatı bulduğunda daha zor mücadeleler vermen gerekiyor. Ligin ilk yarısında gördüm ki ligin genelinde böyle bir oyun düzeni var. Buna bir şekilde adapte olmam gerekiyor.

Türkiye'ye gelmeden önce boyundan dolayı bir önyargı vardı. Brezilya'daki maçlarını izleyenler senin ağır bir oyuncu olduğunu söylüyordu. Sen ağır kaldığını düşünüyor musun? Bazen öyle bir pozisyon oluyor ki rakip oyuncu hızını almış bir şekilde geliyor ve sen stoper olarak o pozisyonda haliyle yavaş görünüyorsun. Onun ivmesine yetişmen mümkün değil. Bunun haricinde yavaş bir oyuncu olduğumu düşünmüyorum. Tabii ki daha iyi bir duruma gelebilirim ama genel olarak yavaş değilim.

Daha önce kaç kez kırmızı kart gördün? İki ya da üç.

Kendini taktik faule ihtiyaç duymayacak kadar iyi mi hissediyorsun? Bu hem öngörü, hem de pozisyon bilgisiyle ilgili bir konu. Mesela sadece kart sayısı değil, yaptığım faul sayısı da çok düşüktür. Bu sayede kolay kolay sarı kart da görmem. Olgunlaştıkça pozisyon bilgin gelişiyor, bununla birlikte öngörün gelişiyor. Doğru hamleyi doğru zamanda yaptığında da taktik faule gerek kalmıyor.

Milli takım için hâlâ umudunu koruyor musun? Daha gerçekçi bir umut Beşiktaş'ta şampiyon olmak. Kulüp takımında doğru işler yaparsan o kapı her zaman açık kalıyor. Orada başarılı ve uzun bir kariyerim var, burada da iyi işler çıkarırsam belki çağırırlar. Şampiyon olalım da neler yaparım neler! En az on takla atarım bir kere.

Son güncelleme: 23:05 | 02.02.2016