Reklamsız Sözcü
28 Aralık 2015

İstanbul'da bahardan kalma bir hava…. Başakşehir'de dolu tribünler… Şampiyonluğa susamış bir seyirci topluluğu… Futbol oynamaya müsait bir zemin… Tam bir futbol ambiansı… 2015'in son maçında Beşiktaş'ın rakibi ligin kalburüstü diye niteleyebileceğimiz takımlarından Konya… 11 sezon aradan sonra ligin ilk yarısını lider kapatmak parolasıyla sahaya çıkan siyah-beyazlılarda uzun bir aradan sonra Gökhan'ın 11'e dönüşü ilgi çekici tek kadro değişimiydi.

Maçın başında Konya'nın enerjisini kıran Beşiktaş, 15. dakikadan sonra adeta sahanın tek hâkimiydi. Oyunu tamamen yarı sahaya yığdı ama burada sonuca gidecek ofansif üretkenliği ilk yarının sonuna kadar ortaya koyamadı. Birinci devre boyunca en net pozisyon Oğuzhan'ın frikiğinden sekip Gomez'in önüne düşen ve Alman oyuncunun kötü vuruşuydu. Her hafta üstüne koyan Q17, Beşiktaş'ın bu sezon belki de en büyük kazancı. Çıkarken yaşadığı sinir çok doğal. Kenara alınacak isim değildi.

İkinci yarı başlar başlamaz Beşiktaş hücumdaki üretkenlik problemini çözdü. Oğuzhan'ın klas hareketleriyle sonlandırdığı golde en büyük katkı orta alanda rakibe basıp aldığı topu rakip ceza alanına kadar getiren Gomez'indi. Alman yıldız direkten dönen topunun hemen ardından oyuna girer girmez güzel hamlesiyle kendini pozisyona sokan Olcay'ın ikramını geri çevirmedi ve takımını rahatlattı. Üçüncü gol aslında günün siyah- beyazlılar adına etkisiz ismi Gökhan'a kısmet oldu. Töre gole rağmen hâlâ daha eski formunun uzağında.

Gecenin en önemli anekdotlarından biri Tolga'nın belki de maçı gol yemeden tamamlamasıydı. Son golün sahibi Kerim Frei daha çok süre almayı hak ediyor. Beşiktaş ilk yarısıyla ikinci devresi arasında siyahla beyaz kadar fark olan karşılaşmada şaşalı bir galibiyet alıp 2016'ya büyük bir moral ve motivasyonla girdi.