Reklamsız Sözcü

55.. dakikadaki pozisyondan başlamak istiyorum. İlave yardımcı hakemler ne işe yarar inanın anlamış değilim. İki görevleri var, biri topların çizgiyi geçip geçmediğini kontrol etmek. Bu zaten ortalama 10 maçta 1 ancak denk gelir. Onun dışında yakınlarında olan pozisyonlarda orta hakemleri uyarmak. Aziz'in elle oynadığı anda hakemle arasında 1 metre bile yok. Önü açık ve görmemesi mümkün değil. Nasıl oluyor da bunlar atlanıyor, bir türlü anlamlandıramıyorum. Sadece dün ile ilgili değil. Süper Lig'de bu sezon sayısız kez benzer çizgi hakemi vakaları yaşandı.

Maça gelince, Beşiktaş'ın sezon başından bu yana değişmeyen standart bir oyun şablonu var. O yüzden düşüşler ve artışlar daha çok bireysel performanslara bağlı oluyor. Dün pek çok ismin formsuz gününde olması siyah beyazlıların zorlanmasına neden oldu. Beşiktaşlı taraftarlar nezdinde en az 10 maç kötü oynama kredisi vardır ama Atiba'nın kendi standartlarının altında kalması dikkat çekiciydi. Beck kanadını savunmakta zorlanırken, Rhodoldo, rakibin hızlı forvetleri karşısında ağır kaldı. Quaresma'nın oyunda kaldığı sürede çok top ezmesi birçok hücumu başlamadan bitirdi.

Şenol Güneş her ne kadar öndeki 3'lünün yerlerini değiştirse de beklediği sonucu alamadı. Tüm bu bahsettiğim görüntünün ortaya çıkmasında, Osmanlıspor'un etkisini kabul etmezsek haksızlık olur. Ev sahibi ekibin önde basması ve orta sahadaki yoğun presi Beşiktaş'ın alışıldık kısa paslarla hücum etmesini engelledi. Her şeye rağmen Beşiktaş'ın zorlandığı mücadelede 3 puan çıkarması büyük şans. Ama şans da olsa, son bölümde o enerjiyi bulabilmek önemli. Kötü oynarken son dakika golleriyle kazanılan maçlar şampiyonluk işaretidir.