Reklamsız Sözcü
21 Aralık 2015

GALATASARAY, maçın ilk yarısında arzulu bir futbol sergiledi. Neticesinde de golleri; biraz da rakip savunma ve kalecinin hatasıyla yakaladı. Rakibi de hataya sürükleyen, hücum oyuncularının baskısıydı. Umut, alışık olmadığımız bir şekilde topu kalecinin üzerinden aşırtarak golü buldu. Bir diğerinde ise kaleciye yaptığı hamle, onu hataya yöneltti ve Podolski tamamladı. Umut'un bu baskılı ve hırslı oyunu, takımına katkı sağlarken, rakip savunmayı da yıprattı.

AKHİSAR'A gelince, kontrataklarla pozisyon bulmayı denediler. Fakat ilk yarıda sonuca gidemediler. Özellikle Bruno etkili olmaya çalıştı. Temposu ve çabukluğuyla G.Saray savunmasına hatalar yaptırdı. Ama kaleci Lukac, Süper Lig seviyesinde değildi.

SONUÇTA 3. ve 4. sıradaki takımların mücadelesinde, biraz da şansının yardımıyla G.Saray, maçı kazandı. Fakat bu her zaman böyle olmaz. Tabloya bakınca, görülen mücadele yeterli mi? Bence değil. G.Saray'ın daha sistemli ve sürekliliği olan bir anlayış benimsemesi gerekir. Mustafa Denizli geldiğinden beri takıma bir şey katabildi mi Gördüğüm kadarıyla “Hayır”. Denizli olmasa da G.Saray bu maçı aynı skorla alabilirdi.

G..SARAY yönetimi, teknik heyet ve futbolcular şunun farkında olmalı ki, eğer bu sezon başarı gelmezse, gelecek yıl yaşanacak ekonomik krizle büyük çöküş yaşanabilir. O nedenle birbirlerine daha sıkı kenetlenip dirençli ve tempolu görüntüyü yakalamalılar.

KARŞILAŞMAYI yöneten Deniz Ateş Bitnel, FIFA kokartını yeni takmış bir hakem. Genel olarak hakemlik tekniğini beğeniyorum. Bu maçta da başarılıydı. Zaman zaman konsantrasyonunu kaybetmesi en büyük sorunu. Örneğin Semih'in rakibine yaptığı sarı kartlık harekete faul düdüğü bile çalmadı. Bu tür pozisyonları çözebilmesi için iyi yer almalı ve dikkatini toplamalı.