Reklamsız Sözcü

İSKENDERBEY'İ yendiği maçlar dışında oynadığı 3 karşılaşmada da sahadan beraberlikle ayrılan Beşiktaş'a dün kaderin bir cilvesi olarak 1 puan yetiyordu, Portekiz'de… Ancak ligdeki G.Saray derbisi de doğal olarak akıllardaydı. Gündüz Lizbon'un Rossio meydanını siyah-beyaza boyayan Beşiktaş taraftarı dışarıda başlayan şölen havasını Jose Alvalade Stadı'nda da sürdürüyordü.

Teknik direktör Şenol Güneş kadroda sürpriz yapmadı ve Gökhan ile Ersan'ın yokluğunda sahaya en ideal takımı sürdü. Mücadeleye daha temkinli başlayan taraf olan Beşiktaş, ev sahibi Sporting'in doğal baskısını çok iyi savuşturdu ve 10-15 dakika içinde oyuna ortak oldu. Dakikalar geçtikçe ürkekliği üzerinden atıp dengeyi kuran siyah-beyazlılar, Olcay ile önemli fırsatlar yakaladı. Ama bunları kullanamadı.

İlk yarı boyunca kendinden çok şey beklenen oyuncuların başında gelen Quaresma silikti. Ancak gelin görün ki, o Quaresma ikinci yarının başında Gomez'e kendine has sağ ayak dışıyla öyle bir pas verdi ki, Alman forvetin böylesinebir ikramı geri çevirmesi düşünülemezdi. Büyük oyuncu farkı bu olsa gerek. Ama şunu söylemek lazım goldeki aslan payı tartışmasız topU kapıp, Quaresma'nın önünö bırakan sahanın en iyilerinden İsmail'e aitti.

Yenilen golde defansın bir anlık boşlamasının yanısıra Tolga'nın kararsızlığı büyük etkendi. Oysa ki, çıkması gerektiği anda çıksa topu rahatlıkla alacak ve rakip de coşmayacaktı. Beşiktaş hiç gereği yokken rakibi uyandırdı ve beklenmedik bir anda 2. golü de yedi. Burada teknik direktör Şenol Güneş'in de ihmali oldu.

Tecrübeli teknik adam kenar hamleleriyle rakibin hızını kesebilirdi. Ama o da takım gibi uyudu. Beşiktaş bu sezon mart ayını göremeden Avrupa'ya veda etti. Aslında siyah beyazlılar ilk golü yiyene kadar hiç de fena oynamıyordu. Bir anda takım savunması dağıldı ve Beşiktaş alışık olmadığı bir şekilde kalesinde üç gol gördü. Artık Beşiktaş'ın elinde taraftarına kendini affettirebilmesi için tek opsiyon var, o da ligi şampiyonluğu…