Reklamsız Sözcü
11 Aralık 2015

Beşiktaş, umutlu gittiği deplasmanda son bölümde yıkıldı. Oyunun ilk yarısı ve ikinci devrenin ilk 15 dakikası ne yaptığını bilen, rakip kaleye kolayca giden ancak attığı bir golün dışında skoru arttıramayan bir görüntüsü vardı siyah-beyazlıların. Yani kısacası Sporting Lizbon, son bölümde yakaladıklarını gole çevirdi, Beşiktaş ise bulduklarında cömert davrandı. Portekiz ekibinin bulduğu gollerde çabası vardı ama Beşiktaş savunması ve kaleci Tolga'nın hataları kabul edilemezdi.

Bu seviyede bir kaleci yediği ilk iki golde o hataları yapmamalı. İlk golde öne çıkmakta geç kaldı, ikinci golde kapadığı köşede topu tutamadı. Senin takımının kalecisi böyle hatalar yaparsa, elbette maçı lehine çevirmen zorlaşır. Üçüncü golde de savunmanın hatası vardı. Rakip oyuncu tek çalımla kaleciyle karşı karşıya kaldı. Ceza alanı içinde böyle savunma mı yapılır? Adamın aldatmasına böyle atlarsan, kalende de golü görürsün. Penaltıdan daha rahat vuruş yaptı Teofilo.

Sporting Lizbon, sabırlı oynadı. Seyirci desteğini arkasına alıp bir de bunu fizik gücüyle birleştirince bu skor kaçınılmaz oldu. Beşiktaş'ta fizik kondisyon açısından düşüş açıkça görülüyor. Yazık oldu, bu gruptan rahat çıkmalıydı siyah- beyazlılar. Böylesine kolay bir gruptan nasıl çıkamadılar, anlamak mümkün değil. Karşılaşmanın hakemi Manuel Grafe, doğru bir maç yönetti. Öyle hakemi zorlayan bir pozisyon da yoktu zaten. Sakin ve kontrollüydü.