Reklamsız Sözcü
1 Aralık 2015

İki ezeli rakibi Beşiktaş ve G.Saray'ın puan kaybı yaşadığı haftanın kapanış maçına çıkan Fenerbahçe için 3 puanın olmazsa olmaz manasını taşıdığı bir karşılaşmaydı, dün akşamki Trabzonspor mücadelesi… Böyle maçları kazanma gerekliliği ister istemez bir stres oluşturur. Ancak sarılacivertliler büyük bir motivasyon ve konsantrasyonla başladı. Trabzonspor ilk 10 dakikalık bölümde kımıldanır gibi gözükse de 11. dakikada bunun bir göz yanılması olduğu ortaya çıktı. İki takım arasındaki kalite ve klas farkı kısa zamanda kendini gösterdi. Marin, Douglas ve Yusuf gibi isimleri kenarda tutan Sadi Tekelioğlu aslında daha sahaya çıkmadan bordo-mavilileri dezavantajlı kalmıştı, rakibi karşısında.

F.Bahçe'nin son maçlardaki en iyi isimlerinden Alper'in asisti Nani'ye giderken tüm Trabzon savunması seyretti. Aykut Demir'in sıradışı ofsayt taktiği ve Alper Uludağ'ın ‘2 dakikada nasıl oyundan atılınır' şeklindeki gösterisi ilk yarınını gol dışında akılda kalan kesitleriydi.

Tekelioğlu'nun oyunun son bölümünde 3. değişiklik tercihini Oscar Cardozo değil de savunmacı Salih Dursun'dan yana kullanması sadece ‘1-0lık yenilgi bize yeter' mantığıyla açıklanabilir.

İkinci yarıda F.Bahçe, konuk ekibi adeta sürklase etti. Tabi burada rakibin 10 kişi kalması önemli bir etkendi. Ama maçın iki farkla bitmesi de düşündürücü ve şaşırtıcıydı. Böylesine kötü, organize olmaktan ve takım ruhundan uzak bir rakip karşısında, hem de rakibin neredeyse 50 dakika bir eksik oynamasına rağmen… Trabzon'un koskoca ikinci yarı boyunca tek etkili atağı Aytaç'ın kaleyi bulmayan ama Fener tribünlerini korkutan şutuydu. Karadeniz ekibinin bu mantalite ve oyun anlayışıyla hele ki Marin, Cardozo gibi ayakları 90, Mehmet Ekici gibi bir yıldızı 45 dakika kenarda otururken kazanması zaten düşünülemezdi. Derbide kaybettiği liderliği yine dev bir maçtaki zaferiyle geri alan Fenerbahçe'nin fikstürü de göz önünde alındığında sezonun ilk yarısını zirvede kapatması işten bile değil…