Reklamsız Sözcü

G.SARAY'DA enteresan işler olmaya devam ediyor. Sezonun belki de en önemli maçı öncesi Hamza Hamzaoğlu'nu gönderip, Mustafa Denizli'yi getiriyorsun. Bir de üstüne üstlük Denizli'yi bu maçta kulübede oturtamıyorsun. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu… Yoksa Denizli mi kaybetmekten korktu da anlaşmayı bu maçın sonrasına bıraktı?

Maça baktığımızda sarı-kırmızılıların 10. dakikada Sneijder ile kaleciyle karşı karşıya bulduğu pozisyon dışında rakip kalede hiçbir etkinliği yoktu. Yani sen yakaladığın bariz şansı değerlendiremedin, Atletico Madrid fırsatını bulunca acımadı. Ve buna da devam etti İspanyol ekibi. Herhalde Atletico'nun evinde oynadığı en rahat maçlardan biriydi. Biraz daha baskı kursalar farkı açarlardı.

Yenilen gollerde G.Saray savunmasının önemli hataları var. Özellikle Hakan Balta'daki düşüş çok bariz şekilde görülüyor. İkinci golde rakiplerini elini kolunu sallayarak geçen Madridli oyuncular, ilk golde de antrenman maçında bile bulunamayacak rahatlıkta bir kafa vuruşu imkânı yakaladı. Böylesine ciddi bir rakibe karşı böyle pozisyonlar verirsen, sonuç da bu olur. Bir de Chedjou ile Olcan'ın saha içindeki tartışmasına bakılınca, takımın içindeki arkadaşlık duygusunun da kaybolduğu görülüyor.

G.Saray öylesine mücadeleden yoksundu ki, rakibi bırakın hakemi bile zorlayamadılar. Dolayısıyla maçın İtalyan hakemi Nicola Rizzoli çok rahat bir maç yönetti. Evet, ikinci golde bir ofsayt tartışması var ama yardımcı hakemin kararı yerindeydi.