Reklamsız Sözcü

İLK 15 dakikada Beşiktaş'ın ortaya koyduğu oyun bu sezonun en iyisiydi. Hatta Süper Lig'de bir takımın ulaşabileceği en yüksek seviye. Barcelona'yı andıran paslaşmalar ve müthiş saha içi dağılımı ile siyah-beyazlılar 4 net pozisyon yakaladı. 15. dakikada Quaresma'ya ceza sahasına girerken yapılan faulü Hüseyin Göçek'in görmemesi saha içindeki dengeleriö değiştirdi.

BU pozisyondan sonra Beşiktaş oyundan düştü, uzun süre rakip kaleye gidemedi. Hakem kararından mı etkilendiler, başka bir sebep mi etkili oldu bilemiyorum. 35'ten itibaren toparlanma başladı, yeniden yarı sahada gözükmeye başlayan siyah-beyazlılar baskının karşılığını penaltı golüyle aldı. İkinci yarıda tempo yükselince orta sahalar daha çabuk geçilmeye başlandı. Hem Sivasspor hem Beşiktaş net fırsatlar yakaladı, ortaya seyir zevki yüksek bir maç çıktı.

SKOR ne olursa olsun, Beşiktaş'ın maçlarını izlemek büyük keyif. Oyuncuların kafasında hep ileri oynamak, hücum etmek var. Ayrıca top rakipteyken ciddi bir pres uyguluyorlar. Ancak şunu da belirtmek lazım. Dün hücumdaki isimler takımın pas trafiğine uymakta ne kadar başarılıysa, son vuruşlarda o kadar etkisiz kaldı. Mario Gomez şanssız bir günündeydi, Quaresma yine zaman zaman kötü tercihler yaptı, Olcay net pozisyonları değerlendiremedi. 60-65 dakika üst düzey futbol oynayan Beşiktaş'ın bu oyunun karşılığında daha fazla gol atması gerekirdi. Son dakikalarda hala stres devam ediyordu ki günün en iyisi Oğuzhan sahneye çıktı. Maç boyunca arkadaşlarına müthiş gollük paslar atan genç oyuncu bu sefer sazı eline aldı ve maçı bitiren golü kaydetti. Beşiktaş adına da gecenin kahramanı oldu.