Reklamsız Sözcü

Van Persie etrafında dönen tartışmalarda bizi doğru sonuca götürecek örneği uzaklarda aramaya gerek yok. Benzer süreci Beşiktaş yaşadı. Mario Gomez'in henüz hazır olmadığı dönemde ilk 11’de yer alma şansı bulan Cenk Tosun müthiş form yakalamıştı. İşte burada Şenol Güneş kritik bir seçim yaptı. Daha iyi durumda olan Cenk olmasına karşın, tecrübeli teknik adam tercihini Alman yıldızdan yana kullandı. Mario Gomez ise ilk 11 başladığı 5 maçın, Fenerbahçe derbisi de dahil 3'ünü tek başına kazandırarak, aslolanın kalite olduğunu herkese gösterdi.

Vitor Pereira hemen yanı başındaki bu örneği iyi incelemeli. O hala kazanamayacağı ego savaşında ısrar ediyor. Kadromda süper yıldızlar olsun, ama o yıldızlar yedek kaldığında problem çıkarmasın diyorsanız, öyle bir dünya yok. Luis Enrique, Messi'yi sadece 1 maç kulübede oturttuğunda neredeyse kovuluyordu, ancak geri adım atınca görevine devam edebildi. Gereğinden fazla uzayan bu sorunun sonlandırılması Fenerbahçe'nin yararına olacaktır.

DOYMUŞLUK SENDROMU

Galatasaray'da taraftarın rahatsız olduğu ve haklı olarak eleştiriler getirdiği pek çok konu var elbet. Fakat ligde aldığı puanlar ve sıralamadaki yeri açısından bir kriz havası yaratmak ne kadar doğru tartışılır. Başarıya ulaşan takımlarda doymuşluk hissi oluşması ve buna paralel motivasyon düşüklüğü yaşanması kaçınılmaz olabiliyor. Örneğin Avrupa'nın 21 önemli liginde geçen sezon şampiyon olan takımların şu an sadece 6'sı liglerinde lider durumda. Mourinho'nun Chelsea'si 16. sırada ve Premier lig'in en çok gol yiyen 2. takımı. İtalya'da son 4 sezonun şampiyonu Juventus 12.likte yer alıyor. Bütün kupaları toplayan Barcelona 4.lüğe düştü ve gol yeme rekorları kırıyor. Disipliniyle meşhur Alman milli takımı bile, Dünya Kupası zaferinden sonra 1 yıl içinde 9 maçın ancak 4'ünü kazanabilmişti. Üstelik 2'sinde rakipler Gürcistan ve Cebelitarık'tı. Sarı kırmızılı ekipte ilk haftalarda yaşanan durgunluğu ve Muslera başta olmak üzere bazı önemli isimlerdeki form düşüklüğünü biraz buna bağlamak lazım.

MİLLİ TAKIMI BEKLEYEN TEHLİKE

Euro 2016 elemeleri birbirinden sürpriz sonuçlara sahne oldu. İzlanda ve Avusturya garantiledi. Galler ve Kuzey İrlanda'nın bir ayağı Fransa'da. Arnavutluk, Karadağ, İsrail, Estonya gib iülkeler son maçlar öncesi ciddi şansa sahip.

Türkiye'nin altında olan ülkeler elemelerde topladıkları puanlarla avantaj sağladılar. İlaveten Euro 2016'ya katılım ve burada elde edecekleri olası başarılar sayesinde daha da üst sıralara çıkacaklar. Bu da şu anlama geliyor. Fransa'daki şampiyonanın kura çekimine 3. torbadan giren milli takımın bir sonraki kupada 4.hatta 5. torbaya düşmesine sebep verebilir. Nitekim farklı bir statüsü olan Dünya Kupası'nın kura çekiminde 4. torbada yer almıştık. Bu yüzden önce Çek Cumhuriyeti ve İzlanda sınavlarından başarıyla çıkıp, play-off’ta başarı göstermek çok önemli.

LIVERPOOL ONU BEKLİYOR

Liverpool'da Brendan Rodgers ile yollar ayrıldı. İngiliz basınına göre Jürgen Klopp ile anlaşılması an meselesi. Taraftarların gönlünde uzun süredir zaten onun ismi vardı. İşin ilginç yanı taraflı tarafsız her futbolsever onu Liverpool'a yakıştırıyor. Futbol dünyasının yakın tarihteki en uyumlu kulüp-teknik direktör birlikteliği olacak bu kesin. Geliş süreci Dortmund'dakine çok benziyor. Uzun yıllardır başarıya hasret bir kulübü ayağa kaldırmış ve Avrupa'nın zirvesine taşımıştı. En önemlisi ise Alman teknik adamın Liverpool'un efsane menajeri Bill Shankly'yi andırması. Tıpkı onun gibi taraftarları kulübün asli unsurlarından biri olarak gören, her daim onlarla iyi ilişki kuran ve bu gücü futbol sahasına da yansıtan biri Klopp. Eğer görüşmeler resmiyet kazanırsa, oluşacak olumlu havanın takımı etkilememesi mümkün değil.