Reklamsız Sözcü

İlk yarıya bakarsanız Beşiktaş yenilmediği için çok şanslı. İkinci yarıya bakarsanız; Beşiktaş bu maçı kazanmalıydı.

Öylesine farklıydı Kartal Sporting Lizbon karşısında. İlk yarıda siyah, ikinci yarıda beyaz!

Şenol Güneş, sahaya bazı değişikliklerle sürdü takımını. kendi kalesine gol ata ata yorulan Tosic'i dinlendirmek için olacak; kesmişti, İsmail'i koymuştu yerine. Necip de Oğuzhan'ın yerine ilk onbirdeydi. Orta sahada Necip'in sadece top kesmeyi düşünmesi, Sosa'nın da etkisizliği Beşiktaş'ın oyun kurmasını engelledi. Bir de Quaresma ile Gökhan kimsenin anlayamadığı beyhude hareketlerle topu ezmekte yarışa girince… Üstüne de Ersan ile Rhodolfo'nun sıfır isabet pas yüzdesiyle oynamasını ekleyin. Ondan sonra Beşiktaş'tan gollük pozisyon bekleyin! Herkes beklerken Sporting beklemedi, üst üste yokladı Tolga'yı. Bir tanesinde de ağları havalandırmayı başardı. Farkın artmaması Beşiktaş'ın şansıydı.

İkinci yarıda Necip'in yerine Oğuzhan'ın girmesi görüntüyü değiştirdi. Ersan'ın şu topu nasıl kırsam(!) diye attığı uzun paslardan taraftarları kırmama adına vazgeçmesi, Beck'in biraz biraz oyuna girmesi, Gökhan Töre'nin sade futbola yönelmesi Beşiktaş'ı oyuna ve pozisyonların içine soktu. Zaten hazırlanışı açısından süper olan Töre golü de maçın skoruydu. Beşiktaş kazanabilirdi de ama özellikle ilk yarıda oynadığı futbola baktığınızda 1-1 de iyi skordu.

İlk yarıdaki gibi oynarsa Beşiktaş, Avrupa'da bir şey yapamaz. İkinci yarıdaki gibi oynarsa ise yolu gider gittiği kadar. Bunun da formülü Şenol hocadadır.