Reklamsız Sözcü

Maç başladı. Beşiktaş'ın baskılı oynayacağını sananlar yanıldı. Ne baskısı, resmen Fenerbahçe oynuyordu, Beşiktaş duruyordu. 16. dakikada topa sahip olma oranları yüzde 39'a yüzde 61'di, bu da derbilerde pek görülmüş şey değildi. Fenerbahçe attım atıyorum derken attı! Kjaer'di atan ama kaleleri şaşırmıştı! Beşiktaş bu sürpriz golle öne geçti. Peşinden antrenmanlarda çalışıldığı belli olan Gomez'in kafa golü gelmez mi? Kara Kartal 2 farklı öndeydi, yoksa yıllar sonra bir derbiden zaferle mi ayrılacaktı?

Ama o da ne? Kjaer atar da Tosic durur mu? Uçarak öyle bir kafa golü attı ki mübarek! Jenerik olur; o kadar artistik yani!

Ne de olsa uzun süre derbi kazanamamanın verdiği bir heyecan var Beşiktaşlı futbolcularda. Şenol hocam onu alıyor, bunu sokuyor ama çare yok. Yiyecekler ille de! Yediler de. Gerçi Volkan topu çizgiyi geçtikten sonra çevirdi ama ne fark eeder! çizgideki hakem gözünün önündekini göremeyince… Van Persie de beraberlik golünü atıverdi. Yine mi kazanamayacak derken Beşiktaş Gomez'in Tosic gibi uçarak attığı kafa golü geldi. O olması gerekeni yapmıştı, Tosic'in yaptığını değil.

Beşiktaş kazandı. Sevinmek hakkı. Ama yanlışları da görmek lazım. Madde 1: Bu defansla olmaz. Maddi 2: Atiba nereye kadar 3 kişilik oynayacak, yardımcı lazım. Madde 3: Gökhan Töre (attırdığı goldeki gibi) Gökhan Töre gibi oynamalı, top cambazlığına soyunmamalı.

Hakem Halis Özkahya yine kaldıramadı maçın ağırlığını. Yardımcıları daha da felaketti!

Maçın yıldızı kimdi derseniz… Kim olacak tabi ki Şenol Güneş'ti. 2 yıl aradan sonra derbi galibiyetinin nasıl bir olay olduğunu gösteren takımın hocası. Yanlışları da giderecektir zamanla elbet. Güneş doğdu Kartal'ın üzerine, darısı diğer derbilere.