Reklamsız Sözcü

BEŞİKTAŞ öyle başladı ki maça… Aman Allah! Olcay solda, Quaresma ortada, Gökhan sağda. Az sonra; Quaresma solda, Olcay ortada, Gökhan sağda. Biraz daha sonra ortada Gökhan, öteki sağda, beriki solda. Anla anlayabilirsen! Rakibin kafasını karıştırmak herhalde bunun nedeni! Ama kendilerinin de karıştı. Bir ara bir baktık ki 3'ü de ortada toplanmıştı! Acaba böyle kendileri mi karıştı, taktik miydi bu? Gençlerbirliği kafa karışıklığından çabuk kurtuldu. Peş peşe pozisyonlar buldu. Golü de. Enteresandır; maç boyunca rakipten bir kez bile kafa alamayan Tosic, kafayla dokunduğu tek pozisyonda topu kendi filelerine yolladı. Herhalde hala kendini Gençlerbirliği'nde oynuyor sanıyordu!

İkinci yarıya Şenol Güneş, döne döne oynayan (!) 3'lüden 2'sini dışarı aldı. Necip'le Cenk'in girmesi de oyunun rengini değiştirdi. Sosa ileri çıkınca etkisini gösterdi, Gökhan biraz olsun kendine geldi. Ama bir golden fazlasını bulamadı, 2 puan uçtu gitti.

Şimdi… Eğri oturalım, doğru konuşalım! Beck'i kim buldu? Acaba ismi mi ilginç geldi de iyi bek sandılar. Eminim Serdar bundan daha iyi. Tosic'i koşarkan belinden görünmez bir adam mı tutuyor? Rhodolfo defanstan top çıkarırken göklerdeki kuşları mı vurmayı amaçlıyor? Bu üç arkadaş iyi insan olabilirler ama Beşiktaş'ın futbolcusu değiller.

Gençlerbirliği haddini bilerek oynadı, biraz da işe sertlik karıştırdı! Durduk yere ikide bir yere yatıp kıvranmaları ve zamana oynamaları yakışık almadı. Bir de kalecileri; İlhan Cavcav yine şapkadan çıkarmış tavşanı. Hopf resmen takımına bir puanı kazandırdı.

Son güncelleme: 08:36 | 22.09.2015