Reklamsız Sözcü

Perreira dedi ki; “72 saat önce maç oynadık. Yorgunluk olacak.” Oldu da…Oysa 25 dakika Nani ile soldan, Markoviç ile (dikine oynayanı özlemişiz) sağdan, Fernandao ile göbekten, Ozan ve Meireles ile ortadan, Topal ile geriden Bursa'yı abondone etti Fenerbahçe. Çıkarmadı rakibini, defansını kalesine yapıştırdı ve sezonun en efektif futbolu, gol getirdi. Ama dedik ya 25 dakika. Nefesi o kadardı, devrenin sonu zor geldi.

Fenerbahçe 15 dakikalık oksijen takviyesi ile tempoyu iyice aşağıya çekerek, yani dinlenerek başladı ikinci yarıya ama kopukluk vardı. Şener'in kanadı aksıyordu. Orta saha geri dönemiyordu. Bursa'nın golü öyle geldi. Sarı-lacivertliler pabucun pahalı olduğunu o zaman anladı. Perreira da doğru anda Van Persie hamlesini yapınca, uyanan ev sahibiilk 25 dakikaya döndü. Gol geliyorum dedi. Zor gecede, köşe 3 puanla dönüldü.

45-50 dakikalık bölümde diri kalabildiği zaman Fenerbahçe kadrosunun neler yapabileceğini gördük. Ama fiziki düşüşte ne sorunlar yaşadığını da… Eğer iki 11 çıkarabilecek potansiyeli olan bir takım, sezon başından bu yana kondisyon sorunu çekiyorsa, elbette yanıtını hoca verecek. Yoksa “72 saat önce maç yaptık” bahanesi pek tatmin edici olmuyor. O zaman adama sormazlar mı, Avrupa takımları ne oynuyor, misket mi diye… Ya da demezler mi, Avrupa Ligi'ndeki final hedefine bu nefesle mi koşulacak ? Hayır, eğer yıldızlara diş geçirilemiyor, yükleme yapılamıyorsa, hayal görmenin de anlamı yok !