Reklamsız Sözcü

Fenerbahçe, Bursaspor önünde belki de sezonun en kritik maçını oynadı. Üç gün önce sıradan Norveç takımı Molde’ye evinde mağlup olan Kanarya, dün Bursa karşısında kötü bir sonuçla sahadan ayrılsa takım içinde birçok şey tartışılmaya başlanacaktı. Ancak sarı-lacivertliler, çok iyi bir maç çıkardı. Karşılaşmanın ilk 30 dakikasında etkili olan Fenerbahçe, sonrasında oyundan düştü. Bunun nedeni takımın kondisyon anlamında istenilen düzeyde olmamasıdır.

Nani ve Meireles dünkü maçın en iyileriydi. Nani, atakları iyi yönlendirdi, usta işi bur vuruşla ağları buldu. Meireles ise geldiğinden beri en iyi futbollarından birini sergiledi.

Yeni transfer Markovic’i çok beğendim. Bana Rıdvan Dilmen’i hatırlattı. Tıpkı Rıdvan gibi fuleli, hızlı ve saha görüşü iyi bir oyuncu. Takımı ileri taşıyor, top tutuyor, pas dağıtıyor. İlerleyen haftalarda çok daha faydalı olur.bu arada savunmada sıkıntılar sürüyor. Yenilen gol çok acemiceydi. Michal Kadlec büyük hata yaptı. Rakibe bu kadar kafa topu verilmesi de büyük bir handikaptı.

Van Persie’yi sağ kanatta oynatmak bana çok mantıklı gelmiyor. Molde maçında hayalet gibi gezinen Hollandalı, dün şık bir golle Fenerbahçe’yi galibiyete taşıdı. Fernandao çok savaşıyor. en büyük sıkıntısı sağa sola fazla gidip gereksiz yere kendini yormak. Genç Uygar’ı çok beğendim.bu gelişimini sürdürürse kısa süre içinde takımın vazgeçilmezlerinden olur.

Uzun zamandır izlediğim en kötü hakem performanslarından birini sergiledi Barış Şimşek. İki takım adına da hatalı düdükler çaldı. Net kartları atladı. Uygar’a yapılan hareket penaltıydı.

Kısacası Fenerbahçe kırılma maçında Bursaspor’u yenerek kendine geldi. Ama bu böyle sürmez. Takımın biraz kıpırdanması şart. Taraftar desteğini sürdürüyor, takım da stada gelen futbolseveri mutlu etmeli.