Reklamsız Sözcü
20 Eylül 2015

Lige ve Şampiyonlar Ligi’ne gerek futbol, gerekse saha sonuçları olarak iyi başlayamayan Galatasaray, Trabzonspor karşısında kritik bir dış saha maçına çıktı. Masa üstünde tartışılan kadro tercihleri ve hocanın seçimleri açısından Karadeniz’den gelecek sonuç, sarı-kırmızılı ekibin lig geleceği ve de teknik direktör Hamza Hamzaoğlu açısından önem taşıyordu. Galatasaray tüm bu sıkıntıları geride bırakacak 3 puanı cebine koyarken zorlu bir virajı geride bıraktı. Kendi adına ligde beyaz bir sayfa açtı. Futboluyla istenen düzeye çıkmasa da bu zorlu dönemeçten gelen galibiyet; hem takıma hem teknik heyete hem de yönetime nefes aldırdı.

Atletico maçındaki macera Trabzon’da yerini sağduyuya(!) bırakmıştı. Savunmada Hakan Balta görev bölgesine dönerken, sağ bekte Denayer, solda Carole yer aldı. Neden oynatılmadığı sorgulanan Yasin ilk 11’de başlarken; Galatasaray için radikal değişiklik merkez ortada gerçekleşti. Maçın sorusu da Galatasaray adına buydu. Mazereti ne olursa olsun yıllar sonra Melo ile Selçuk İnan’ın boşluğunu Bilal Kısa ve Rodriguez doldurabilecek miydi? Hocanın bu bağlamda fazla seçeneği yoktu. Oyun genelde Trabzonspor’un kontrolünde geçti. Mbia, Marin takımları adına orta saha üstünlüğünü Galatasaray’a bırakmadı ve hücumda etkili oldu. Galatasaray’ın maç içinde 62. dakikada Sinan’ın direkten dönen şutu dışında pozisyonu yoktu aslında. Podolski ile sakatlanan Burak’ın çıkmasından sonra sarı-kırmızılılar Trabzonspor kalesinde daha çok gol aradı. Oyunun sonraki bölümünde sarı-kırmızılı takım rakip sahada etkili oldu. İstediğini de Mbia’dan(!) aldı. Golde Onur’un hatalı çıkışı da rol oynadı. Galatasaray’ın artısı 90 dakika mücadeleyi bırakmamasıydı. Bu çaba karşılığında döktüğü terin hediyesi galibiyet oldu. Bu değerli 3 puan ligdeki geleceği için yeni bir yol haritası çizme olanağı yarattı. Cüneyt Çakır’ın, Denayer’in eline çarpan topa yorumu maçın kaderini etkiledi.