Reklamsız Sözcü

Beşiktaş ışık saçıyor. Hem göze hoş gelen futbol oynuyor, hem de sonuç alıyor. Abdullah Avcı'nın rakiplerine kolay kolay pozisyon vermemekle ünlenen takımı Başakşehir'i net bir skorla yenerken, golle defalarca kez burun buruna gelmeleri az iş mi! Maçtan sonra Şenol Güneş'i dinleyince anladım; daha bunun bir şey olmadığını. Diyor ki kırmızı pantolonuyla dikkat çeken hoca, “Daha çok eksiklerimiz var. Geriye dönüşler, yakalanan pozisyonlar, orta saha, savunma. Çok çalışacağız.” Her şey daha güzel olacak demek ki. Beşiktaş maçlarına gelenler pişman olmayacak. Ya gelmeyenler!

Koskoca Atatürk Olimpiyat Stadı. “10 bin” diyorlar “Tribündeki seyirci sayısı!” Yakışıyor mu? Neredesiniz tribünün Kartalları? Neredesin Çarşı? Yönetimi beğenmeyebilirsin. Kızabilirsin de. Ama Çarşı yönetimin taraftarı mıdır, Beşiktaş'ın mı? Kulübün başına Ali de gelse Veli de gelse… Çarşı olmalıdır tribünde. Yoksa bir şeyler eksik kalıyor; tıpkı dün de olduğu gibi.

Beşiktaş saat gibi. Kuruyorsun, sahaya bırakıyorsun. Tik tak tik tak! Seri paslaşmalar, kolayca girilen pozisyonlar. Ama biri takılınca saat duruyor. Bu kez kimse takılmadı. Gökhan Gökhan gibi oynadı mesela. Özelliklerini sergiledi, Messiciliğe soyunmadı. Böyle olunca da seyrine doyum olmadı. Olcay da öyle. Oğuzhan biraz yorgun gibiydi sanki, hoca da gerekeni yaptı. Tolga uzun süre sonra ilk kez kalede güven verdi. Beck tamam anladık bir bek. Ama biraz da ileri oyna be mübarek! Hep geri, hep geri! Tosic iyi güzel de, Serdar bu arkadaştan daha mı kötüydü? Sosa mükemmele yakındı. Top ayağına yakışıyor adamın.

Maçtan önce Cenk'in kulübede olup da Gomez'in ilk onbirde yer aldığını görenlerden kararı yadırgayan çoktu. Ama Şenol hocanın haklılığı çok geçmeden ortaya çıktı. Lige verilen arada güçlenmiş Alman. Golleri ustalık işiydi, büyük takımın santrforu da böyle olmalı değil mi!

Tamam sahada berbat denilebilecek oyuncu yoktu. İyiler de çoktu. Ama birisine ayrı bir paragraf açmak gerekiyor. Yani Atiba'ya. Kötü oyna bir maçta da. “Yoruldum” de, “Başım ağrıyor” de, “Kulağım çınlıyor” de. Yok yok yok! Hep aynı Atiba. Rakip saldırıyor, Atiba kesiyor. Takım atağa çıkacak, Atiba çıkarıyor. Ceza sahasında tehlike yaratılacak, Allah Allah Atiba yine orada. Nasıl başarıyor bunu acaba! Tamam, her Beşiktaşlı canını dişine takıyor sahada ama… Bu adam bir başka. Gol atan alkışlanır, yıldızlar göklere çıkarılır. Ama benim gözümde yıldız sensin Kanadalı. Alkışın en kuvvetlisi de onun hakkı.

Son güncelleme: 08:02 | 14.09.2015