Reklamsız Sözcü

İlk 45 dakika boyunca sıkıcı,izleyenlere heyecan vermekten uzak bir oyun izledik.Sneijder'in ve Burak'ın şutları dışında Galatasaray'ın rakip kalede tehlike yaratan pozisyonu yoktu.Hamza hoca elindeki malzeme doğrultusunda sahaya sürebileceği ideal kadroya görev vermişti.Cezalı Carole'un yerinde Olcan yer alırken,savunmanın önünde Selçuk- Rodriguez ikilisi,orta alanda Yasin- Sneijder ve Podolski.Hücum hattında tek forvet Burak.Kalesinde gördüğü gole kadar; tempodan uzak rakibe baskı kuramayan;bir Galatasaray vardı sahada.

Welliton'un golü takımı kendine getirir gibi oldu.Hemen ardından Podolski'nin vuruşuyla beraberlik geldi.O dakikaya kadar sahada varlığı ile yokluğu tartışılan takım biraz kıpırdadı.Rakip kalede öne geçecek fırsatlar yakaladı. Ancak bireysel çabalar,organize olmayan ataklar sonuç vermedi.Orta saha etkisizdi.Atağa çıkarken ve hücum dönüşü yapılan top kayıpları, Mersin'e çok fırsat yarattı.Rakibin final vuruşlarındaki zaafiyeti sarı-kırmızılılar için şanstı.Galatasaray,Sneijder'in şutları dışında ortada yoktu.Kanatlar zayıf kaldı. Yasin yerini yadırgarken, Podolski solda “sosyal medya”da dolaşır gibiydi. Doğal olarak bu futbol galibiyete yetmedi.

Galatasaray'da ne lisansı çıkmayan Kevin Gross-Kreutz,ne son gün İtalya'ya giden Melo, ne de yönetimin dilindeki mali disiplin takımın sahada anlattıklarının gerekçesi olmaktan uzak.Sonuçta lige 4 haftada tek galibiyetle başlayan sahasındaki 2 maçı da kazanamayan bir takım var. Alınan olumsuz saha sonuçlarının dışında ise futbol olarak izleyenleri tatmin edecek seviyeden uzak bir oyun. Üstelik salı günü çok daha üst seviyede, şampiyonlar liginde oynanacak önemli bir iç saha maçı varken.Bu futbolun Atletico Madrid'in önünde getireceği sonuç ne yazık ki şimdiden belli. Sezona bu olumsuz giriş karşısında artık herkes aynaya bakıp kendiyle yüzleşmeli.Lig uzun maraton.Köprünün altında çok sular akacak, kabul ama bu futbolla bu yarış zor biter.

Son güncelleme: 08:20 | 13.09.2015