Reklamsız Sözcü

Türk bayrağının olduğu her yerde direnç vardır…Özgüven vardır…Başarı vardır…Terinin son damlasına kadar mücadele vardır…Ve her zaman parola ‘kazanmak’tır…

Almanya maçı bizim için bu turnuvanın ‘psikolojik’ olarak en zor maçıydı. Alınan şehit haberleri yüzünden büyük moral bozukluğu ile çıktık sahaya ama dediğim gibi orada Türk bayrağı varsa mücadele de vardır.

Uzun zamandır bu kadar iyi başladığımız bir ilk çeyrek hatırlamıyorum. İlk 10 dakikada oyundaki tüm oyuncularımızdan istediğimiz her şeyi aldık. İkinci çeyreğe ise bir o kadar kötü başladık. Ama buna rağmen ilk yarıyı 41-24 önde kapattık. Melih Mahmutoğlu’nun zorlama atışları olmasa belki daha fazla fark olabilirdi ama Melih normal şartlarda atabileceği şutları kaçırınca fark 17 sayıda kaldı.

Belki bana ‘tamam anladık her yazıda aynı şeyi söyleme’ diyeceksiniz ama Cedi Osman için ne söylesek az. Yakın zamanda da NBA’e gidip adından fazlasıyla söz ettireceğinden eminim. 20 yaşında olmasına rağmen yeri geldi soğukkanlı oldu, yeri geldi sorumluluk aldı, yeri geldi savaştı, yeri geldi, savundu… Bu çocuk için yapılacak tek kelimelik yorum var: Mükemmel.

Bu maç için özel olarak Semih Erden'e de ayrı bir parantez açmalıyız. Berlin’deki B Grubu maçlarına damga vuran isimlerden biri oldu. Maçı anlatan Murat Kosova’nın dediği gibi ‘Semih Duncan Erden’…

Bu kadar moral bozukluğuna rağmen sahaya çıkıp aslanlar gibi mücadele ettiğiniz için başta ‘beğenmediğiniz’ Ergin Ataman olmak üzere hepinize teşekkürler.

Bugün grubumuzun en formda takımı Sırbistan ile karşılaşacağız. Tek arzumuz var; umarız Teodosic bu maçtan sonra da o topu tekmeler!