Reklamsız Sözcü

Biz sandığımız gibi dünyada ön plana çıkan bir futbol ülkesi değiliz. 14 kere düzenlenen Avrupa Şampiyonası'na 3 kez 20'ncisi geçen yıl oynanan Dünya Kupası'na sadece 2 kez katılabildik. “Şimdi 24 takıma çıktı, 3.ler bile playoff'a kalıyor, gitmezsek ayıp olur” yorumları pek geçerli değil. Ne olursa olsun Euro 2016'ya katılma şansını sürdürmek önemli bir başarıdır.

Dün gece resmi 11'ler açıklandığında ilk olarak Fatih Terim'in “milli takım haftanın karması değildir” sözü aklıma geldi. Bu düşüncesinden vazgeçip Oğuzhan'ı sahaya sürmesini memnuniyetle karşıladım. Evet milli takım sadece formda isimlerin bir araya gelmesiyle oluşturulmaz, Ama maçın oynandığı dönem itibariyle başarılı olan, özgüveni yüksek isimler fayda sağlar. Nitekim Oğuzhan'ın gol vuruşunda bu etkiyi net şekilde gördük. Arda'nın sakatlığına rağmen kalitesini sahaya yansıtmasıyla beklediğimizden çok daha rahat bir galibiyet aldık. Hollanda'nın kötü olması kendi sorunları, neticesinde bu takım 1 sene önce Dünya Kupası'nda 3. olmuştu.

Önemli bir zafer elde ettik. Lakin futbolda başarılar tek bir maçla gelmiyor. Bu gruptaki önceki performanslarımız kalan karşılaşmalar için rahat olmamızı zorlaştırıyor. Burada özellikle vurgulamak istiyorum. Bizim de, milli takım oyuncularından Hollanda'ya gösterdikleri ciddiyeti her maçta sergilemelerini beklemek hakkımız. İzlanda ve Çek Cumhuriyeti'nin garantilemiş olmaları yenilmek için sahaya çıkacakları anlamına gelmez. Aynı motivasyonun gösterilmesi gerekiyor.

Konya'ya değinmeden olmaz. Tribünlerin 2 maçta dolması, iyi oynayan, kötü oynayan her oyuncuya hangi takımda forma giydiğine bakılmaksızın destek verilmesi çok güzel bir tabloydu. Biz İstanbul'da o kadar birbirimizden nefret eder hale geldik ki, sadece takıma destek verecek bir tribün dolusu insanı toplayamayacak durumdayız. Bundan sonra uzunca bir süre Konya'nın milli maç şehri olarak seçilmesi faydalı olacaktır.

Son güncelleme: 08:17 | 07.09.2015