SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Neden hep Boateng?

Kevin Prince Boateng'in çok kaliteli bir oyuncu olduğu su götürmez bir gerçek. Almanya'nın Berlin kentindeki Hertha ile başlayan futbol macerasının onu süreklediği nokta ve oynadığı kulüpler de bunun bir tescili… Oyun vizyonu çok geniş, çok kuvvetli, efektif ve sonuca direkt etki edebilecek bir futbolcu. Süper Lig standartlarının üzerinde bir isim. Hatta orta sahanın yükünü tek başına yüklenebilecek yeterlilikte. 28 yaşında 7 ayrı takım Melo'nun yerine ya da yanına geleceği konuşuluyor. Ganalı yıldız da tıpkı sambacı gibi gerek saha içi gerekse saha dışı vukuatlarıyla sürekli gündemde. Asi ve idare edilmesi zor bir karakter. Gittiği hiçbir takımda kalıcı olamadı. Hep sorun yaşadı. 28 yaşındaki bir oyuncu zaten 7 takım değiştirdiyse biraz şüphelenmek gerek. Balotelli'nin meşhur sloganı “Why always me?” (Neden hep ben?) aslında Boateng için yazılmış sanki.

FA Cup finalinde Ballack'ı sakatladıktan sonra “İyi ki yapmışım” tarzındaki söylemi, İtalya'da ırkçı söylemler nedeniyle sahayı terk etmesi, şampiyonluk kutlamalarında Michael Jackson kıyafetiyle yaptığı “moonwalk” dansı, Schalke'de doping kontrolünde bir şişe ve elinde sigarayla görüntülenmesi akla gelen ilk vukuatları…

Bunların yanında kariyerinde futbola dair de güzel şeyler var. Milan forması giydiği dönemde Şampiyonlar Ligi'nde Barcelona'ya attığı mükemmel gol hala hafızalarda. Gana ile Dünya Kupası'nda önemli işler yaptı. Son kulübü Schalke'de doping olayında bile ona sahip çıkan menajer Horst Heldt artık dayanamadı ve Boateng'e kapıyı gösterdi. Mavi-beyazlılarda iyi geçen ilk sezon sonrası hep tartışıldı. Sakatlıklarla geçen geride bıraktığımız sezonu 11 maç ve 0 golle kapattı,

8 milyon Euro'luk yıllık ücreti sürekli polemik konusu oldu. Türkiye'yi tercih ederse özellikle medya için çok renkli bir malzeme olacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları