SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Ulusoy: “Galatasaraylıyım ama…”

Ulusoy: “Galatasaraylıyım ama…”

Türkiye Futbol Federasyonu’nun başkan adayı Haluk Ulusoy, adaylık ve Türk futbolu hakkın çok önemli açıklamalar yaptı.

amkspor.com / Kaan Bora

Türkiye Futbol Federasyonu'nun başkan adayı Haluk Ulusoy, Amk Spor'un sorularını yanıtladı.

Türk futbolunun yerlere düşen marka değerini tekrar ayağa kaldırmak ve kötü gidişi durdurmak için aday oldum. Futbol iyi yönetilmiyor. 1992-2008 yılları arası olan dönemde büyük başarılar kazanıldı. Şenes Erzik beyle başlayan daha sonra Abdullah Kiğılı ile devameden dönemde… 2008'den sonra her şey kötü gitti. 2002 yılında dünya üçüncülüğü gelirken bu kadar kaynak ve imkan yoktu ama ruh vardı. Toplumun ilgisini tekrar futbola çekebilirseniz kaynaklar da kendiliğinden ortaya çıkar.

PLATINI FRANSA’YI MI TUTUYOR?

“TFF başkanlığından ayrılalı 7 yıl oldu. Ben futbolu çok seven bir insanım, çocukluğumdan bu yana… Ben uzaydan gelmedim, tabii ki bir kulübe sempatimolabilir, bir takımtutabilirim. Futbolun başınageçecek kişinin takımtutmasından doğal bir şey olamaz. Eğer bunu saklarsamo zaman sıkıntı var demektir. Platini, Fransa Milli Takımı'nda kaptanlık yapmış biri. UEFA Başkanı olurken, kimse “Bu adam Fransız, Fransa'yı kollar” demedi. G.Saray gol attığında kimse sevinmememi beklemesin. Başkanlığımdöneminde her kulübün Avrupamaçına gittim. Ellerimparçalanırcasına, boğazım yırtılırcasına onları destekledim. Benim G.Saraylılığım ile ilgili dedikodu yapanlar bu destura ve ahlağa sahip olmayan insanlardır. Sayın Mehmet Ali Aydınlar ve Abdullah Kiğılı, F.Bahçe maçlarında sevinmiyorlarmı? İkisinin de tarafsızlıklarından bir an bile şüphe duymadım. Keşke Aydınlar görevine devam etseydi de futbolumuz bugünleri yaşamasaydı.”

FUTBOL KAZANMAYA BAŞLADI

“Ben adaylığımı açıkladığımda futbol kazanacak sloganıyla yola çıktım. Henüz seçim olmadan futbolun kazanmaya başladığını gördüm ve çok mutlu oldum! Sayın Demirören 2. ve 3. liglere destek taahhüdümü duyunca onları hatırlamış. Bundan öte kendi şirketlerini de hatırlamış. 3. yılllık TFF başkanlığı boyunca aklına gelmeyen destek beni msayemde gündeme geldi. Kulüpler şimdiden kazanmaya başladı. Demokrasinin gereği demokrasiye saygıdır. Sandıkta kazanan sözünün takipçisi olmalı, kazanamayan da kazananın takipçisi olmalı. Demokrasi böyle işlerse hizmet edilen her zaman kazanır.”

MALİ DİSİPLİN OLMAZSA…

“En büyük sorun kulüplerin finansal sıkıntısıdır. Kulüplere ceza vermek yerine onları bu sorunlardan çıkaran bir federasyon olacağız. Mevcut borçların uzun vadeye yayılması için girişimlerde bulunacağız ve bunu sağlamak için uluslararası fonları da devreye sokacağız. Borçların yapılandırılması için birmasa etrafında buluşacağız. 8-10 seneye yayılan bir ödeme planıyla borç yönetiminde destek olacağız. Bunun yanı sıra harcama disiplini de getireceğiz. Çünkü özelliklemaddi açıdan sorun yaşanmadan önlemalınması gerekir, federasyon olarak kulüplere yol göstermemiz lazım”

DELEGELERE BASKI VAR

“Delegeler üzerinde her türlü enstrümanla baskı kurulduğunu duyuyorum. Ben de delegeyimama baskı yapmıyorlar… Bu yolları tercih edenler muhattaplarının gönüllülük esasına göre hizmet eden değerli futbol ailesinin birmensubu olduklarını unutmasınlar. Futbolun demokrasisine, özerkliğe, delegenin iadesine saygı duymadan kimseden saygı duyamazsınız. Seçimi kazansanız da saygı kazanamazsınız. Futbolda başarı özünün bir oyun olduğunu unutmayan kişilerce adaletli, eşitlik ilkesinin geçerli olduğu, aile havasının hükümsürdüğü bir ortamda kendinden gelir. Biz bunların hepsini yeniden tesis edeceğiz ve futbol kazanacak. Yönetimimin yüzde 70'i tamamama son gün açıklayacağım. İmza aldığımdelegelerden ikinci imzayı almaya çalışıyorlar. Delegelere bu yapılıyorsa benim yönetime almayı düşündüğüminsanlara da baskı olabilir. Bu nedenle isimlerini açıklamıyorum. Ancak şunu söyleyebilirim. Tamamı futbolun içinden gelen, futbol ailesinin gerçeklerini bilen, futbola hizmet aşkıyla yanıp tutuşan ve çözüm yaratmak”

ALGI YÖNETİMİ YAPILIYOR

“Yüzde 20 delege imzası yeni olan bir şey değil. 1992'de 3813 sayılı yasayla getirildi. Benimdönemimde koyulmadı bu. Değişmesi için bir statü değişikliği kararı alındı. Hazirandaki genel kurulda kabul edildi. 2008 Haziran ayında ben yoktum, o genel kurula katılmadım. Buraya sadece bir delegenin tek bir kişi için imza atabilmesi kuralını koydular. Biz bunun yanlış olduğunu söylüyoruz. Bu demokratik değildir. 3 kişiden fazlası aday olamıyor. Adaylık hakkı verilmiyor. 25 Haziran'da başkan olursam, devre arasında ana statü değişikliği için genel kurul çağrısı yapacağım. Bu kuralı değiştireceğiz. Herkese adaylığın önünü açacağız.”

PASSOLİG NİYE FAYDA SAĞLAMADI

“PassoLig iddia edilen faydayı sağlayamadı. Bu sistemi getirdiler ama halka anlatamadılar. Bana göre fişlenmekten başka bir şey değildir. Passolig niye geldi? Suçu işleyene ceza verilmeli, neden kulüplere ceza veriliyor? Biz e-bilete karşı değiliz. Ama bunun bir anlamı olmalı. Taraftar yöneticiye küfür ediyor, ceza kulübe veriliyor. 22 milyon Tl ceza verilmiş kulüplere. Bütçede de 22 milyon Tl varmış, tam tutturmuşlar. 50 milyon olsa bütçede, 50 milyon mu ceza keseceklerdi? Şahısların eylemlerinden dolayı kulüplerin ceza almasının önüne geçeceğiz. kulüp yöneticilerine hak ettiği saygıyı hem biz hem de mevzuat gösterecek. 1.5 sene ceza alan başkanlar var. Futbola gönül veren insanları futboldan soğutmayacağız”

FUTBOLCULARA YAZIK

“Yıldırım bey bir gazeteye Antalya'da tesis yapacağını ama bu tesisin arsasının henüz temin edilmemiş olduğunu beyan etmiş. Bu tesiste 2. ve 3. lig takımlarının kamp yapacağını söylemiş. Allah futbolcu kardeşlerimin yardımcısı olsun. Sıcaklığın 50 derece, nem oranının yüzde yüze yakın olduğu Antalya'da futbolculara yazık olacak”

FATİH TERİM’İ TARTIŞMAM

“Türkite'nin katıldığı uluslararası turnuvaların neredeyse tamamında ben ve ekibim varız. 2008'den bu yana hiçbir büyük organizasyonda yokuz. Göreve geldiğim zaman Fatih hoca ile oturur konuşuruz. Onu tartışacak durumda değiliz. Türk futboluna yaptıkları ve hizmetleri ortada. Fikirlerimiz uyuşursa devam edeceğiz. 2006'da geldiğimde de İsviçre olayları olmuştu ve Terim ile devam kararı aldık, sonuç ortada. Milli takım EURO 2008'de yarı final oynadı.”