Reklamsız Sözcü

Ünal Aysal’dan dobra açıklamalar!

Galatasaray'ın eski başkanı Ünal Aysal, Mali Genel Kurul'da önemli açıklamalarda bulundu.
18:5928 Mart 2015
0
Ünal Aysal’dan dobra açıklamalar!

Galatasaray Kulübü’nün eski başkanı Ünal Aysal, 2015 yılı olağan mali genel kurulunda üyelere hitap ederek, kendi dönemiyle ilgili yöneltilen eleştirileri yanıt verdi.

Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen kongrede kürsüye gelen Aysal, 2011 yılında göreve ilk başladığında ve 5 ay önce görevini bırakırken bağımsız denetim raporları hazırlattığını aktararak, şeffaflığa hep önem verdiğini vurguladı.

Kendisinin göreve geldiğinde ilk olarak marka değerine yatırım yapılmasını istediğini anlatan Aysal, “Marka değerinden kaynaklanan artı kıymetle bugün Avrupa’nın 17 büyük takımından biri olma durumuna geldik. 2011 de devraldığımızda böyle bir konseptten dahi bahsedilmiyordu. Rakamları büyüterek başarı kazanabilirsiniz. Küçülerek hiçbir kulüp istikbalini bulamaz. Rakamlara farklı açılardan bakıldığında, değişik şeyler ifade edebildiğin göreceksiniz” dedi.

“Vereceğim rakamlar, sizi bu akşam huzurlu bir şekilde evinize götürecek” ifadelerini kullanan Aysal, şunları söyledi:

“Galatasaray’ın durumu, bugün bize anlatıldığı gibi değil. Hisse senetlerinin değerini düşmesi, bizden önce yapılan ve çok faydalı bir operasyon olan şirket birleşmesinden kaynaklıdır. Önceden temettü alan hissedarlar, iki şirketin birleşmesinin ardından bekledikleri geliri elde edemeyecekleri için satış yoluna gittiler. Biz de değeri yüksekken sattık. Yönetim ve idari olarak en doğru kararlardan bir tanesidir. Sonrasında fiyatlar düştü. Elimizdeki bir malın değerini kendimiz düşürmedik. Şirket birleşmesi kararını aldığımız günü düşürdük.”

Borç alacak farkının 2014 yılı için 358 milyon dolar olduğunu hatırlatan Aysal, “Bunun bir başarı hikayesi olduğunu söylersem herhalde güleceksiniz ama öyle. Çünkü Alp Yalman döneminin ardından katlanarak gelen borçlar, bizim dönemimizde belli bir seviyede kalmıştır. Biz aldığımızda da 328 milyon dolardı. Bir masa bir de boş kasa aldım. Kimse bana servet vermedi göreve geldiğimde. Arkadaşlar, battığımızı söyledi ama böyle bir şey yok. Aksine iyileşme var. Çünkü büyüyorsunuz ve geliri de artırıyorsunuz. Kasada 5 kuruş olmayan sisteme 1,5 milyar lira oluşturdum. Bunun mal satarak yapmadım” şeklinde konuştu.

Galatasaray’ın transfere büyük paralar harcadığından şikayet edildiğine dikkati çeken Aysal, “Galatasaray başarıya susamış bir camiaydı 2011’de. Herkes sadece başarıyı düşünüyordu. Bütün branşlarda rakiplerimizin gerisindeydik. Ezik ve başımız yere bakar durumdaydık. Tarihin üzerine çizgi çizemezsiniz. Bizden önceki son sezonlarda sıralamadaki yerlerimiz belli. Ondan sonraki senelerde sadece şampiyonluğa oynayan bir Galatasaray gördünüz. Bu sene de olmak üzere yine şampiyonluğa oynuyoruz. Bunu bir bedeli var. Kazandığımız tüm parayı günlük ihtiyaçlara, marka değerine ve başarıya yatırdım” değerlendirmesinde bulundu.

Yapılan transferlerin tamamının teknik heyetlerin isteği doğrultusunda yapıldığını belirten sarı-kırmızılı kulübün eski başkan, “Bu kararları alırken her zaman yüzde 100 başarılı olamazsınız. Kaynaklarımızı boşa harcadığımızdan bahsediliyor. Senelik bütçemiz 200 milyon dolardır ve aşağısı bir bütçeyle bu gemi dönmez. Onun için gelen para kullanıldı. Sermaye artışından ve hisse senedi para da bunun içindedir. Bu arada 237 milyon lira da vergi ödemişiz 3,5 yılda” diye konuştu.

– “Başarı için gelmiştik”

Ünal Aysal, yönetimleri döneminde elde edilen başarıların saymaya dahi gerek olmadığını, zaten başarı hedefiyle yönetime geldiklerini dile getirdi.

Yönetimi bırakmamaları halinde de aynı iddialı pozisyonlarını koruyacaklarını aktaran Aysal, “Bunların bir bedeli vardı ve bu bedel ödendi. Hayatta bedelsiz hiçbir şey yok. Ben de Galatasaray’a hizmetimin bedelini, yaşadıklarımı anlatarak ödüyorum” dedi.

Kendilerinin yönetime geldikleri dönemi, rüzgara karşı yelken açmış bir gemiye benzeten sarı-kırmızılı başkan, “Bunu tüm Galatasaray camiası gördü. En iyi siz gördünüz. Ligde play-off uygulaması, yabancı oyuncu uygulaması, teknik direktörümüzün caydırılması, basketboldaki haksızlıklar, Spor Genel Müdürlüğü’nün stat baskıları ve SPK’nın haklı sermaye artışımıza, karar değiştirerek mani olması. Bunlar kasıt değil de nedir” ifadelerini kullandı.

Kendisinin korkup kaçtığı yönünde iddialar bulunduğunu anlatan Aysal, “Kimseden de korkum olmadığını biliyorsunuz. Korkum olsaydı, 2011’de de çok kötü şartlarda kulübü alıp, 3,5 sene sırtımda taşımazdım” diye konuştu.

Son güncelleme: 19:22 | 28.03.2015