Reklamsız Sözcü

Salih Uçan Roma günlerini anlattı!

Serie A ekibi Roma'da forma giyen genç oyuncu Salih Uçan, NTVSpor'da yayınlanan Spor Gecesi programına açıklamalarda bulundu.
00:1125 Mart 2015
0
Salih Uçan Roma günlerini anlattı!

Geçen hafta Cesena karşısında ilk kez 11’de görev alan Salih Uçan’ın İtalya’daki ilk dönemlerinden bugüne kadar geçen süreyi anlattı.

İşte Salih’in açıklamaları:

“Hazırlık kampını çok iyi geçirmiştim. Endonezya kampı ve Amerika kampında gayet iyi oynadım. Kamp sonrası bir sakatlık geçirmiştim 20 gün takımla olamadım. Sonrasında döndüm ama daha kötü bir sakatlık geçirdim. İlk 1-1,5 ay takımla çalışamadım. Sonrasında geri döndüm ve çalışmalara başladım. Güçlendim çok çalıştım. Nisan ayına geldik ve hoca bana ilk 11’de görev verdi. İlk defa 11’de başladım. Aslında bekliyordum antrenmanlardaki performansımdan dolayı. Cesena maçında şans geldi.”

“YÜRÜYECEK HALİM YOKTU…”

“Cesena maçında sahada çok yoruldum. İlk yarı bittikten sonra soyunma odasına giderken zor yürüyordum. Antrenman temposu ile maç temposu çok farklı. Maç başladıkça ağır ağır alıştım. Maçı alnımın akıyla geçirdim.”

“SEZONA İYİ BAŞLADIK AMA…”

“Sezona çok iyi başladık. 15-16 maç inanılmaz iyi başladık. Sürekli kazanıyorduk yenilmiyorduk. Sonrasında sakatlıklar, Afrika Kupası’na giden oyuncular oldu. Takımda yorulmalar başladı. Ben sakatım tabii dışarıdan izliyorum. Yenilmedik ama o dönemde 8 beraberliğimiz var. Bunlardan kazandığımız olsa hala zirve yarışı yapıyor olacaktık.”

“İLK ZAMANLAR ÇOK KIZIYORDUM…”

“Oynamadığım zaman kızıyorum sinirleniyorum. Ama sonra durup düşünüyorum mevkimde oynayan oyuncular Keita, De Rossi. Tecürbeli ve başarılar kazanmış isimler. Pjanic de çok iyi bir oyuncu. Daha çok Pjanic’e yakın görüyorum kendimi. Keita, Neingolang ve De Rossi hocanın da istediği tecrübeli ve defansif isimler. Ben biraz daha hücuma yatkınım.”

“ACABA OLMAYACAK MI?..”

“Sakatlığım beni çok etkiledi. Kampı bitirdikten sonra şunu hissettim; benimle ilişkileri çok iyiydi. Sakatlık sonrası takım çok güçlendi ama benim dönüşümde fiziksel gücüm çok azdı. Tam “Ya acaba olmayacak mı” gibisinden düşünceler olduğu zaman ben çalışmalarımı sıklaştırdım ve sonrasında hocalar benimle birebir konuşarak iyi gittiğimi söylediler.”

“TÜRKİYE’DEN ÇOK KALİTELİ…”

“Türkiye’de 40 maça çıktım. Burada ilk dönemimi dışarıda geçirdim ama antrenmanlarla ilgili şunu söyleyebilirim; antrenmanlar çok kaliteli ve keyifli geçiyor. Takımın özelliği orta sahada top çevirip ilerideki hızlı oyuncuları topla buluşturmak. Benim de en iyi özelliklerimdem biri ara paslarım. Bunu da sevdiğim için takımın oyununa alışmam kolay oluyor.”

“TARAFTARLAR TÜRKİYE’DEKİ GİBİ…”

“Takım ile taraftarın bağlılığı Türkiye’ye benziyor. Fiorentina maçında ilk 20 dakikada 3-0 olunca herkes şok oldu. Taraftarlar da normal olarak lig elden gitti bari Avrupa Ligi’ni kazanalım dediler ama bu kadar kısa zamanda gidince onlar da sinirlendiler. Ben çok oynamadığım için karşılaşınca bana “Ne zaman oynayacaksın?” diyorlar. Belki genç oyuncu olduğum için bana çok gelmiyor olabilirler ama Totti ve De Rossi’ye daha çok gittikleri olabilir.”

“TOTTI BİZİMLE ÇOK İLGİLENMİYOR…”

“Totti takıma bir kaç uyarı yapıyor. Doğruyu göstereyim tarzı fazla da yok. Fenerbahçe’de oynarken Totti’nin takımı kenetlediğini sanırdım ama Totti fazla konuşmuyor. Bu işi De Rossi yapıyor. Her zaman gençlerle daha çok ilgilenen De Rossi oluyor. Yavaş yavaş İtalyan arkadaşlarla aram iyi oluyor. Dil öğrendikçe arkadaşlarım artıyor. Takımda Florensi, Adem Ljacic ve kaleci Lukasz Skorupski ile arkadaşlığım iyi.”

“KEŞKE İSTANBUL’DA UYANSAM…”

“Roma’da hayat güzel. Acemilik dönemlerini atlattık artık. İlk zamanlar uyandığımda Türkiye’de uyansam keşke arkadaşlarım da yanımda olurdu diye düşünürdüm ama artık geçti. Lakabım yok pas isterken “Salih” diye bağırıyorlar.”