Reklamsız Sözcü

Vujacic’in İstanbul aşkı!

Sasha Vujacic, Los Angelas'tan İstanbul'a uzanan kariyerini Eurosport'a anlattı.
14:1323 Mart 2015
0
Vujacic’in İstanbul aşkı!

İşte o röportaj:

Son haftalarda iyi oyunlar çıkarmanıza rağmen Fenerbahçe Ülker ve Beşiktaş Integral Forex’e finalde kaybettiniz. Takımın hakkında ne düşünüyorsun?

Bu maçların 38-39 dakikasında biz daha iyi olan taraftık. Bu tarz oyunlar acı verici tabii ki ama bizi geliştirir. Böylelikle herkesi yenebilecek kapasitede olduğumuzu da gösterdik.

İstanbul BB play-off için mücadele ediyor. Ligdeki son üç maçınız Galatasaray Liv Hospital, Darüşşafaka Doğuş ve Pınar Karşıyaka’ya karşı. Bu zorlu fikstür için ne düşünüyorsun?Yukarıya hedef koyduğunuzda ısrarcı ve disiplinli olmanız lazım. Bence biz büyük takımlara karşı daha iyi oynuyoruz ve daha disiplinli performans gösteriyoruz. Öte yandan ileriyi düşünmektense maç maç gidiyoruz. Bir sonraki maçımız bizim asıl odaklandığımız ve hazırlandığımız maç. Eğer playofflarda mücadele edecek isek evimizdeki maçları kazanmalıyız, bu çok önemli. Fenerbahçe Ülker’i elimizden kaçırdık, Anadolu Efes tarafından darmadağın edildik ama bunlar artık geçmişte kaldı. Bir sonraki maçımıza konsantre olmalıyız.

Türkiye’de tekrar forma giymeyi kabul etmendeki sebepler nedir?

Kötü biten bir Anadolu Efes macerasından sonra bir daha Avrupa’ya dönmek istemedim. Çünkü benim için Avrupa kötü şeyler ifade ediyordu. Ama bunlar geride kaldı. İspanya’ya gittim. Takımdaki birkaç maçımdan sonra koç ve taktik değişti ve sonucunda ben de ayrılmak zorunda kaldım. Daha sonra bana bu kulübu anlattılar ve sadece ligde öylesine yer almayacak, hedefleri doğrultusunda mücadele edecek bir takım olduğunu öğrendim. Ayrıca İstanbuk BB’nin teknik kadrosunu da tanıyordum. İstanbul’u da çok seviyorum. Burada çok fazla arkadaşım var ve buraya çok alışkınım. O yüzden teklifi kabul etmem zor olmadı. Burada olduğum ve bu kulübün formasını giydiğim için çok heyecanlıyım.

Anadolu Efes macerası için pişman mısın?

Evet büyük pişmanlığım var. Ben imza atmadan önce bana sundukları res me göre Euroleague ve ligde şampiyonluk hedefleri olduğu bir kulübe gelmiştim. Ama sonra anladım ki bunu gerçekten, tam anlamıyla istemiyorlardı. Bu üzücü, çünkü çok iyi bir takımımız vardı fakat bizi bir adım öteye taşıyacak bir koçumuz yoktu. İyi bir oyuncu grubu varsa bu oyuncu grubunun başında takımı bir ileriki seviyeye taşıyacak koçun olması gerekir. İstanbul’da çok güzel günlerim geçti fakat son aylarda medya tarafından da kötü adam ilan edildim. Anadolu Efes kariyerimin sona erme yolu için çok üzgünüm.

Senin için kötü biten Anadolu Efes maceransından sonra Türkiye’ye tekrar dönmekte soru işaretlerin olmadı mı?

Hayır. O zamanları çok çok kötü diye tabir etmiyorum. Hala Anadolu Efes’te ve İstanbul’da çok fazla arkadaşım var. Sadece Anadolu Efes kariyerimin bitişi en iyi şekliyle olmadı diyebilirim. Yani İstanbul’a dönerken rahattım burada çok rahat hissediyorum. Eğer önümüzdeki sezon da Türkiye’de kalırsam dilinizi de öğreneceğim.

Peki Türkçe biliyor musun hiç?

Tabii ki bu sezon burada üçüncü yılım ve bir şeyler öğrenmemem için aptal olmam gerekirdi. Eğer Türkçe’yi tam anlamıyla da öğrenirsem bu benim beşinci dilim olacak ve bunun için heyecanlıyım diyebilirim.

Yakın zamanda Obradovic ve Ivkovic gibi çok önemli koçlar Türkiye’de takım çalıştırmaya başladı. Bu konu hakkında ne düşünüyorsun?

Türkiye Basketbol Ligi şu anda Avrupa’nın en iyi ligi konumunda. Geçmişten beri gelişen Türk basketbolu için bu sürpriz bir durum değil. Tanjevic’in kazandırdığı madalyalardan sonra gelinen bu nokta sürpriz değil.

Hem NBA, hem de Avrupa’da basketbol oynadın. İki ayrı basketbol dünyasının farklılıklarını açıklayabilir misin?

Gece ve gündüz kadar farklı. Tamamen farklı. NBA farklı bir seviye ve en zoru. NBA’de çok daha hızlı bir oyun oynanıyor. Avrupa basketbolu her geçen dakika gelişiyor ama aralarında hala uçurumlar var. NBA’den sonra Avrupa’ya geldiğinde NBA’e odaklı oyun tarzın sana uyum konusunda zorluk çıkardı mı?Hayat düz bir çizgi değil. Koşullara göre kendinizi ayarlamak zorundasınız. NBA’de 2 şampiyonluk kazandım ve daha sonra artık Avrupa’da bir şeyler yapmaya karar verdim. Bir şeyi hedefliyorsanız o doğrultuda koşullara ayak uydurmak zorundasınız.

Peki, hiç emeklilik planın oldu mu?

Emeklilik planı yapmadım ve bu çok uzak. Yürüyemeyecek hale gelene kadar basketbol oynayanların arasına ismimi yazdırmak istiyorum. Milli takım için oynamamış olmam bu yönde benim için bir avantaj çünkü vücudum fit kalmış oluyor. Basketbolu şu anda çok seviyorum.

Milli takımda çok fazla oynamamış olmak sana nasıl hissettiriyor?

Bu acı bir şey. Gerçekten acı. Her oyuncu milli takımı için oynamak ister. Yugoslavya doğumluyum. Slovenyalı olmama rağmen aslında kanım karışık. Slovenya’dan çok küçük yaşta ayrıldım ve milli takımda oynama fırsatı hiç bulamadım. Çünkü beni hiç görme fırsatları olmadı. 19 yaşımdayken NBA’e geldim ve bana Slovenya’da “Senin altyapın NBA’de, oyun yapın ona göre” dediler. Benim “Tamam, peki” demekten başka seçeneğim yoktu ve kendi kariyerime odaklandım. Dediğim gibi bu durum acıtıyor ama herhangi bir pişmanlık hissetmiyorum ve şu anda da iki NBA yüzüğüm var.

NBA’de Hidayet Türkoğlu ve Mehmet Okur gibi Türk oyunculara karşı oynadın. Onlar hakkında ne düşünüyorsun?

Evet evet, Hido’yu çok seviyorum. Harika bir insan ve Türkiye’nin en iyi basketbol oyuncusu. Çok da eğlenceli birisi. İkisi de harika insanlar. Memo da çok iyi birisi. Utah Jazz’a karşı play-off’larda ona karşı mücadele ettik. Arada NBA’deki Avrupalı oyuncular beraber yemek yerdik.

2010 NBA Finalleri’nde Boston Celtics’e karşı şampiyonluğun geldiği 7. maçta son sayılar senden geldi ve 2 isabetli serbest atış kullandın. Anılarını bizimle paylaşabilir misin?

NBA finallerinde oynamak benim en büyük hayalimdi. Bir önceki yıl da şampiyon olmuştuk ama herkesin beklediği bir şeydi bu zaten. 2010 daha özeldi çünkü 2 yıl önce Boston Celtics’e kaybetmiştik. Bir yıl boyunca ben dahil herhangi bir Los Angeles Lakers oyuncusunun yeşil bir şey giydiğini görmemiştim. Bu bir bakıma intikam maçı oldu. O son sayılarım için kariyerimin en iyileri diyebilirim.

Şu anda ise Los Angeles Lakers ve Boston Celtics o günlerindeki kadar iyi değilŞu anda yeni yapılanan takımlar yukarıya oynuyor. Biz şampiyon olurken yapılanmaya başlayan takımlar şu anda zirveye oynuyor. Bizim kaliteli bir jenerasyonumuz vardı ama hepsi kendi yollarına gitti. Şu yıllarda Los Angeles Lakers ve Boston Celtics yeniden yapılanma sürecindeler ve bu bir gecede olmuyor, birkaç yıl alıyor. Kimin daha hızlı yapılanacağını göreceğiz.

Kobe Bryant sakatlığının ardından gelecek sezon tekrar parkeye çıkarak mücadele edeceğini söyledi. Onunla oynadın, sence Kobe güçlü bir şekilde sahaya tekrar çıkabilir mi?

Eğer Kobe Bryant söz konusuyda her şey mümkündür. O, eğer bir şeyi hedef aldığını söylüyorsa kesinlikle bunu gerçekleştirebilmek için her şeyini ortaya koyacaktır. O kafasına bir şeyi takıyorsa bu konuda her şey olabilir.

Kobe Bryant hakkındaki en büyük eleştiriler onun bencil olması. Takım arkadaşı olarak bu konuda ne söylemek istersin?

Kesinlikle değil. O beraber oynadığım için hem şanslı hem şanssız olduğum birisi. Aynı pozisyonda oynuyorduk. O yüzden istediğim kadar süre alamıyordum. Ama ondan çok şey öğrendim. Bu eleştiri iyi olan herkese yapılan bir şey. Biliyorsunuz Michael Jordan’a da bencil deniyordu ama o NBA’in gelmiş geçmiş en büyük oyuncusu. Magic’e de Bird’e de bencil diyorlardı.

NBA’de bu sezon şampiyonluk için favorin kim?

San Antonio Spurs harika basketbol oynuyor. Veteran ve gençler arasında harika bir koç ile harika bir uyum var. Başka iyi takımlar da var ama yıllardır geçiş sürecinde bu denli az vakit kaybeden San Antonio Spurs bir adım önde. Chicago Bulls da çok iyi ama şanssızlar. Her şey olabilir. Golden State Warriors yapılanma açısından yeni biri takım ve şu anda NBA’de lider durumdalar.

Golden State Warriors gibi yeni bir takım NBA’de şampiyonluğu göğüsleyebilir mi?

Golden State Warriors bana Boston Celtics’e kaybettiğimiz yıldaki (2008) Los Angeles Lakers’ı hatırlatıyor. Yeni kurulan ve beraber oynamaya alışan bir takımlar. Harika bir sistemleri ve harika bir koçları var. Steve Kerr’in (Golden State Warriors koçu) oyunculuğu döneminde çok fazla şampiyonluğu var ve o zirveye nasıl yürümesi gerektiğini bilen, takımı bir sonraki seviyeye çıkarmanın yolunu çok iyi bilen birisi. Golden State Warriors’un iyi işler yapacağını düşünüyorum ama gelecek sezon yapacakları kadar değil. Ama bu basketbol, belli olmaz.

2 NBA şampiyonluğu sayesinde kazandığın yüzüklerin var. Bu şampiyonluk yüzüklerini nasıl koruyorsun?

Şu anda Los Angeles’ta bir bankadaki kasadalar ve güvendeler. Evet güvendeler diyebilirim.

Eylül ayında Eurobasket turnuvası başlayacak. Slovenya’nın şansı hakkında ne düşünüyorsun?

Slovenya 10-15 yıl öncesinden beri tarihin en iyi jenerasyonuna sahipti ama hiç madalya kazanamadı. Bu ön görülebilecek bir şey değil ve bir şeylerin ters gittiğini gösterir. Slovenya’ya aynı Yugoslavya’nın diğer takımlarına dilediğim gibi bol şans diliyorum.

İstanbul’u çok sevdiğini söyledin. En sevdiğin yer neresi?

İstanbuldaki favori yerim… Sultangazi. (Gülüyor) Hayır şaka yapıyorum. İlk yılımda Yeşilköy’de yaşadım orası harikaydı. Daha sonra İstinye’de oturdum orası da çok iyiydi. Rahatlamak istersem Ortaköy ya da Bebek’e gidiyorum. Bazen arkadaşlarımla Taksim’e gidiyorum. İstanbul her türlü duygunuza cevap verebilecek, hislerinize göre gidebileceğiniz yerlere sahip bir yer. Bu yönden burayı Los Angeles’a benzetiyorum çünkü Los Angeles de bu şekilde ayrılıyor. Bazen arkadaşım ile beraber Kapalıçarşı’ya gidiyoruz ve “Hadi çılgın kalabalığın içine gidip kaybolalım” diyip o turist kalabalığında kendimizi kaybediyoruz. Bunlar İstanbul’un harika olmasındaki en büyük sebepler çünkü harika bir karışımı var. Yeni alışveriş merkezleri de var, Topkapı Sarayı gibi tarihi mekanlar da var. Bu yüzden favori bir yer söyleyemem. Favorim basketbol sahası diyelim.

Türk yemekleri hakkında ne düşünüyorsun? Favori yemeğin var mı?

Her tatlıyı seviyorum (Ellerini ovuşturuyor). Türk mutfağını çok seviyorum ve birkaç favori restaurantım da var. Balık ve et yemeyi çok seviyorum.Favori yemek seçemiyorum çünkü hepsi harika. Ama balık ve meze ön planda diyebilirim. Seçim yapmak çok zor.

Her fırsatta Türkiye’yi sevdiğini, İstanbul’a hayran kaldığını söylüyorsun. Ama yine de ülkenden uzaktasın. Bu zorlukları nasıl aştın?

Ben ailesini çok seven ve zamanını onlarla geçiren birisiyim. Amerika Birleşik Devletleri’nde Slovenya’da, Karadağ’da Belgrad’da akrabalarım var. Ama burada bir Turkish Airlines gerçeği var. Burada istediğiniz her yere direkt uçuş şansı yakalıyorsunuz. Bu harika bir şey. İnsanlar bunu görmüyor ama bu göz ardı edilemez bir şey benim için. Başka ülkelerdeyken uçuşlarımız 3-4 aktarmadan sonra tamamlanıyor. O yüzden bu mesafeleri aşmakta çok büyük bir avantaj.