Reklamsız Sözcü
16 Şubat 2015

MÜTHİŞ bir maç oldu. Özellikle son dakikaları kalp krizi geçirtecek kıvamdaydı. Haftalardır iyi oynamayan Beşiktaş, 3 puanı Süper Lig'in en iyi futbol oynayan takımı Bursaspor'un elinden söküp aldı. Karşılaşmanın başlangıç düdüğüyle birlikte agresif bir görüntü sergileyen Beşiktaş, son dönemde hiç olmadığı kadar etkili hücum organizasyonları geliştiriyordu ki, en zayıf halkası olan savunma kurgusu ve kaleci birlikteliğinden golü kalesinde gördü. 2 hafta önce G.Saray maçında sayısız fırsatı kullanamayan Bakambu, bu kez klas bir gol vuruşu yaptı. Ama çok azimli görünen siyah-beyazlılar yüklendikçe yüklendi. Ve golcüsü Demba Ba ile sonuca gitti.

BURADA maçın adamı Gökhan Töre'nin akıl dolu pası Bursa defansını kontrpiyede bıraktı. İkinci yarının başlangıcıyla maçın havası biraz değişti. Daha kontrollü futbol oynayan Bursa oyunu dengeledi, Beşiktaş ilk yarıdaki kadar rahat rakip kaleye gidemedi. Ama yine de maçın hakimi görüntüsündeydi. Oyunun son bölümleri yaklaştıkça 3 puanı daha çok arzu eden Kara Kartal rakip kaleye yüklendi. Bu ataklar son dakikalardaki aksiyonun adeta habercisiydi. Gökhan Töre açık vermeyen Bursa defansını ceza yayı üzerinde ekarte ettikten sonra müthiş bir vuruşla Beşiktaş'ı bitime 3 dakika kala öne geçirdi. Siyah-beyazlı tribünler şenlik havasındaydı. Herkes maçın bittiğini düşünüyordu.

ANCAK Beşiktaş'ın kronik hastalığı yine nüksetti. Bir takım düşünün; şampiyonluğa oynuyor ve böylesine kritik bir maçta öne geçmişken 2 ya da 3 dakika daha üstünlüğü koruyamıyor, baskıyı yarı sahasında kabul ediyor. Nitekim Bursa'nın kimilerine göre beklenmedik ama bana göre şok olmayan golü geldi. Bilic'in, Beşiktaş'ın bu durumun altından kalkması için bir şeyler yapması şart. Ya oyuncularına mental destek vermeli ya da bir basket koçu gibi kenardan olabildiğince müdahale edip takımını sakinleştirmeli.

Mahkemede biterdi!

BEŞİKTAŞ çok azimliydi, maçı bırakmıyordu. Çünkü onlar da alacakları 3 puanın bir galibiyetten daha fazlası anlamına geleceğini biliyorlardı. Töre pozisyonu hazırladı, Bursa defansının müdahalesiyle yerde kalan Kerim Frei'ın düşürülmesine gecenin adamı hakem Abitoğlu penaltı verdi. Bu pozisyon son dakikada olması itibarıyla tartışılabilir ama Süper Lig'de verilen örnekleri çok. Skandal olan Abitoğlu'nun Fernandao'nun Pedro Franco'nun göğüs kafesine attığı tekmeyi sarı kartla geçiştirmesiydi. Sokakta olsa mahkemede bitecek bir pozisyondu. Beşiktaş kazanarak liderliğini sürdürdü. Bu siyah-beyazlılar için özellikle psikolojik açıdan çok önemli bir galibiyetti. Aynı zamanda geçen hafta devraldığı liderlik koltuğunu kolay bir şekilde bırakmayacağının göstergesiydi. Olcay'ın yerine Kerim Frei'ı alarak rakip savunmanın dengesini bozan Bilic'i tebrik etmek lazım. Hırvat hoca taktiksel bir hamleyle galibiyetin gelmesine katkı sağladı.

BU arada insanlığımızdan utanmamıza neden olan Özgecan cinayeti için tüm Türkiye'de infial oluşmuşken Futbol Federasyonu'nun kayıtsız kalması, en azından bir saygı duruşu bile yaptırmaması düşündürücüydü. Neyse ki Beşiktaş taraftarı vardı ve 1 dakikalık sessiz protestoyla Özge'can'ımızı anarak bir kez daha toplumsal duyarlılığını gösterdi.