Reklamsız Sözcü
2 Şubat 2015

Aklın yolu bir… Maç başlarken herkesin garipsediği durum her hafta kötüye giden Oğuzhan'ın 11'de, Sarıyer karşısındaki performansıyla tepeden tırnağa futbolcu görüntüsü veren yeni transfer Tolgay'ın kenarda olmasıydı. Teknik direktör Slaven Bilic, Oğuzhan'a gösterdiği töleransı kimseye tanımadı. Ancak genç oyuncunun maçın başında attığı bir iki pas hariç dün varlığıyla yokluğu yine belli değildi.

EN AZ 2 FARK YAPMALI

Mersin önünde favori olan taraf Beşiktaş'tı ve zorlansa da kazanmasını bildi. Çok çabuk oynamaya çalışan Slaven Bilic'in öğrencileri Süper Lig'in en akıcı oynayan takımı. Bu da Olcay'ın attığı ilk golde görüldü. Baskı yaparak rakip defansı hataya zorlayan Jose Sosa, oyun zekasının sadece topla alakalı olmadığını gösterdi. Arjantinli'nin kazandırdığı topu aktardığı Demba Ba bir orta saha oyuncusunun klasıyla pasını verdi, Gökhan Töre'nin müthiş topuğunda meşin yuvarlağı ağlarla buluşturmak Olcay için zor olmadı. 90 dakikanın en keyifli anıydı.

“Beşiktaş bu maçı kazanır” diyebilmemiz için siyah-beyazlıların en az iki fark yapmaları gerekiyor. Dün bir kez daha görüldü ki, Kara Kartal böyle durumlarda bocalıyor. Ve hiç gereği yokken geri yaslandığı bir anda golü kalesinde gördü. Topun dışarıda olup olmadığı tartışması çok önemli değil, sonuçta hakem oynattı. Orada asıl olan Mersin'in santrforu Sinan'ın o kadar boş kalmasıydı ve bu Beşiktaş adına büyük defansif bir zaaftı.

KURTARICI DEMBA BA

Ancak Beşiktaş'ın kurtarıcısı yine Demba Ba'ydı. Senegalli forvetin bir orasıyla gol atmadığı kalmıştı. Oyun Beşiktaş adına tam krize girecekken Demba Ba biraz da şansın yardımıyla skoru değiştirdi. Kara Kartal böyle akıcı pas sistematiği üzerinde ısrar ederse her zaman sonuca ulaşır. Çünkü bu yapıda ve vizyonda futbolculara sahipler. Ankara'daki ambians tam şampiyonluk havasına girmiş bir takımın havası gibiydi. Bunda İnönü Stadı'nı anımsatan siyah-beyazlı tribünlerin de payı büyüktü.