Reklamsız Sözcü
31 Ağustos 2014

18 takımın oynadığı bir lig. Yarısının sahası patates tarlası, yarısının ki üzüm bağı!.. Tribünler deseniz, Passolig saçmalığı yüzünden iğne atsan düşecek yer çok! Takımların çoğunda “karizma” denilen bahane ile forma reklamı yok! Yine de gelin görün ki ligin adı SÜPER!

HAYATIMIZDA süper olan bir şey görmesek nerdeyse inanacağız… Bir de F.Bahçe ve G.Saray'ı ön plana çıkaran reklamlar yapan “yayıncı kuruluş” var ki onların marka değerinden hiç bahsetmiyorum… Marka değeri yüksek, YENİ Türkiye'nin Süper Mersin Stadı da bu anlattıklarımızın en güzel örneği. Mesela yarın Nevşehir'in patates üreticileri, üşenmeden 269 kilometre gelerek Mersin Stadı'nı işgal edip patates yetiştirseler kimse şaşırmaz! Onlar stadı işgal etmeden oynanan belki son maç olan Mersin-Beşiktaş karşılaşması da tarihteki yerini alsın isteriz. Onun için de maçla ilgili bir kaç kelam etmekte fayda var.

PATATESLERİN yetişmediği bölgelerde topu iyi kontrol eden Beşiktaş, yorgun oyuncularına rağmen ayakta durabildi. Tabii ki bunda Mersin'in ağır savunmasının ve Atiba'nın etkisi büyüktü. Bu sezona iyi başlayamayan ve patates tarlasının azizliğine uğrayan Veli'nin yokluğunda daha çok sorumluluk alan Atiba, böylelikle maçın yıldızı oluverdi. Attığı galibiyet golünden fazlasını belki de patates tarlası yüzünden kaçıran Cenk Tosun da iyiler arasında kendine yer buldu.

BELKİ dün oynanan maçın değil ama dünün yıldızı ise kuşkusuz federasyon başkanı Yıldırım Demirören oldu! Neden mi? Emin olun ki Sayın Demirören; Süleyman Seba Sezonu, Yeni Türkiye'nin değil, 1923'den bu yana varolan Türkiye'nin en iyi sezonu olacaktır! Bir gün bu tribünler gerçek taraftarla yeniden dolacak ve güzel zeminlerde tekrar oynanacaktır…