Reklamsız Sözcü

AÇIN geneline bakıldığında Fenerbahçe, daha hazır göründü ve rakibine göre iyi oynadı. Özellikle ilk yarıda birçok pozisyona giren sarı-lacivertliler bunlardan yararlanamadı. Ancak ikinci yarıda sıcağın da etkisiyle yorgunlukları öne çıktı.

GALATASARAY ise çok kötü bir futbol sergiledi. Kaleci Muslera, biraz da Olcan haricindeki oyuncular birbir döküldüler. Tabiri caizse Prandelli'nin sahaya sürdüğü 11'in akordu bozuktu. Yani uyum sorunu üst seviyede. Sol kanatta görev yapan Yasin ve Telles, Gökhan ile Kuyt karşısında çok yetersiz kaldılar.

SAHANIN zemini tarla gibiydi. TFF, Soma'daki maden şehitlerinin aileleri yararına bu maçı Manisa'da oynatarak kendi adına duyarlılık gösterdi. Manisa'ya 20 dakika uzaklıktaki İzmir Atatürk Stadı'na bu maç verilse hem daha fazla gelir elde edilir hem de daha çok taraftar takımlarını izleyebilirdi. Hadi böyle bir yanlış yapıldı, peki Manisa 19 Mayıs Stadı'nın zeminini bu maçı hazırlayamayan yetkililere ne demeli? İki takımın değeri 200 milyon Euro'yu geçiyor. Bu futbolculardan birinin zemin nedeniyle yaşayacağı sakatlığın faturasını kim ödeyecek? Nitekim maçın yardımcı hakeminin sakatlığında zeminin etkisi var görünüyordu.

KARŞILAŞMANIN hakemi Mustafa Kamil Abitoğlu, hazır bir görüntü vermedi. Özellikle ilk yarıda Veysel'in ceza sahası içinde elle oynamasına penaltı düdüğü çalmaması affedilir cinsten bir hata değildi. Çünkü burada Veysel, kollarını doğal olmayan şekilde açmış ve topa müdahale ederek rakibinin topla oynamasını da engellemiş oldu. Maçın hemen başında Telles'in Emre'ye yaptığı harekete sarı kart vermemesi kötü bir yorumdu, avantaja bırakması ise daha kötüydü. O pozisyonda en büyük avantaj zaten frikiği vermekti. Fenerbahçe'nin son 5 golünün 4'ünün frikikten geldiğini düşünürsek…

İKİNCİ yarının başında sahaya yabancı madde atan holiganlar, bu özel maçın tüm güzelliğini gölgeledi.