Reklamsız Sözcü

Sporcuların bitmeyen kavgası

Dani Alves'in kendisine fırlatılan muzu yemesi ile başlayan sporda ırkçılık tartışmaları sporcuların uzun zamandır mücadele ettiği bir sorun.
16:2629 Nisan 2014
0
Sporcuların bitmeyen kavgası

Tarik Eryiğit / Amkspor.com

Los Angeles Clippers’ın sahibi Donald Sterling'e ait olduğu sözlerin ardından Barcelona’nın Brezilyalı yıldızı Dani Alves’in, Villareal deplasmanında yaşadıkları ırkçılık tartışmalarını tekrar gündeme taşıdı. Yıllardır engellenemeyen bir sorun olarak karşımıza çıkan ırkçılık, özellikle son dönemde gösterdiği büyük artış ile dikkat çekiyor.

Dünya spor tarihinde ırkçılığa verilen en unutulmaz cevap 1968 Meksika Olimpiyat Oyunları’nda yaşanmıştı. Tommie Smith ve John Carlos, kazandıkları madalyalar sonrasında siyah eldiven taktıkları yumruklarını havaya kaldırarak ırkçılığa karşı tepkilerini sessiz ve etkili bir şekilde dile getirmişti. Sporda ırkçılığa karşı mücadelenin simgesi olan olayın heykeli, Kanada’da bir üniversitenin bahçesine dikilerek ölümsüzleştirilmişti.

İlk olarak Berlin’de düzenlenen 1936 Olimpiyat Oyunları’nda karşımıza çıkan sporda ırkçı hareketler, o günden itibaren dozunu arttırarak devam ediyor. Adolf Hitler’in sadece beyaz atletlerin yarışmasını istediği oyunlarda, Afrika kökenli ABD’li atlet Jesse Owens, 4 altın madalya kazanarak Hitler’in stadyumu sinirle terk etmesini sağlamıştı.

SABIKA KABARIYOR

Son yıllarda ise özellikle futbol ve basketbolda yaşanan ırkçı saldırılarda artış göze çarpıyor. Avrupa’nın eski Doğu Bloku ülkelerinde tavan yapan problem, ABD, İtalya ve İspanya gibi gelişmiş ülkelere de yayılmaya başlıyor.

İtalya’da Milan forması giyen Kevin-Prince Boateng’in geçen yıl Pro Patria‘yla ile oynanan hazırlık karşılaşmasında yaşadıkları hafızalardan silinmeden Los Angeles Clippers’ın sahibi Donald Sterling’in “Siyahi kişileri maçlarımda görmek istemiyorum” dediği şeklinde çıkan iddialar ve Barcelonalı Dani Alves’e fırlatılan muz, tartışmaları tekrar alevlendirdi.

Dani Alves, kendisine fırlatılan muzu yiyerek cevap verirken Boateng bir sonraki hafta ırkçılık karşıtı bir tişört giyerek sahaya çıkmıştı. Milan’ın bir diğer Afrika kökenli futbolcusu Mario Balotelli ise Napoli karşılaşmasında kendisine yapılan ırkçı saldırıya göz yaşlarını tutamayarak tepki vermişti. Sahayı terk etmek isteyen golcü futbolcuyu arkadaşları güçlükle sakinleştirmişti.

TANIDIK İSİMLER DE VAR

Eski Doğu Bloku ülkelerinde artan ırkçı saldırılar, Rusya’da tanıdık isimlerin de başına geldi. Rusya Ligi’nde forma giydikleri dönemde Roberto Carlos Krilya Sovetov taraftarlarının, Emenike ise Zenit taraftarlarının ırkçı saldırılarına maruz kalmışlardı. Galatasaraylı futbolcu Eboue de Fenerbahçeli bir taraftarın kendisine muz göstermesi ile Türkiye’de gerçekleşen bir ırkçı saldırının mağduru olmuştu. Bulgaristan ve Macaristan tribünlerinden Dünya Kupası elemelerinde yükselen ırkçı tezahüratlar ise iki ülkeye play-off maçlarını seyircisiz oynama cezası ile geri dönmüştü.

Federasyonların ve politikacıların yeterli yaptırım uygulamadığı ırkçılık problemi, böyle giderse artarak devam edeceğe benziyor.

Son güncelleme: 16:35 | 29.04.2014