SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Drogba’yı bir de babasından dinleyin

Drogba’yı bir de babasından dinleyin

Galatasaray'ın yıldızı Drogba, Afrika için kurtarıcı bir melek... Ülkesine hastaneler ve yollar yaptırıyor. Babası onunla duyduğu gururu böyle anlatıyor...

Didier Drogba, 1978 yılında bu sokaktaki evinde dünyaya geldi. Albert Drogba’nın, ‘Ambar işlevindeydi’ dediği evin bulunduğu bu sokakta futbola başlayan Drogba’yı hemşehrisi minikler birebir taklit ediyor.

Fildişi Sahilleri’nde milyonlarca çocuğun hayali Drogba olabilmek… TRT Spor’da yayınlanan Rio Yolu programında Hürriyet Gazetesi’nin yazarı Serhan Asker’e konuk olan Drogba’nın babası, oğlunun kazandığı parayı ülkesine nasıl harcadığını anlattı.

ÖLEN AMCASININ ANISINA ONA “BÜYÜK ABİ” DERİZ

Drogba’nın babası Albert, oğlunun dramatik isim öyküsüyle başladı. Biraz da gözleri dolarak:

“Ben 14 yaşındaydım. 17 yaşında bir ağabeyim vardı. En büyüğümüzdü. Bir gün aniden rahatsızlandı. Durumumuz iyi değildi. Onu 3 gün içinde kaybettik.. Bir hafta ailenin ağzını bıçak açmadı. Büyük bir acıydı. Onu hiçbir zaman unutmadık. ve 4 yıl sonra ben evlendim. Oğlum oldu. Adını Didier koydum. Ona her baktığımızda ağabeyimizi görürüz.. Ve bizim ailede Didier, ‘Büyük abi' diye çağrılır. Ben ve ailenin diğer fertleri ona ismi yerine ‘Büyük Abi' diye hitap ederiz.“

Albert Drogba, evin önünde oynayan sokağın gençlerinin maçını durdurup gençliğinde nasıl bir futbolcu olduğunu göstermek istedi.. Amatör olarak defansın her bölgesinde oynamış… İlk yıllarında Drogba da savunmada oynuyormuş. Ancak babası ve amcası, “Bırak, avukat veya doktor olmuyorsun bari defansta oynama! Oynayacaksan forvet oyna! Para ve şöhret hücum oyuncularında” diyerek forvetlerin peşinde koşan çocuk Drogba'yı golcülüğe ikna etmişler..

Drogba ilk evini sıkça ziyaret edip çocukluk günlerine gidiyormuş. Ama o sokağa her gelişi olay oluyormuş. Yüzlerce polis korumasına rağmen halk yerlere yatıp Drogba'ya sevgi gösterilerinde bulunuyormuş.. “Bir kaç dakika daha seni yakından görelim” diye…

MÜZE OLUYOR

Baba Drogba, eski evlerini müzeye dönüştüreceklerini söyledi. Dünyanın dört bir yanından gazeteciler gelip o evi çekip röportajlar yapıyormuş.. Bizim gittiğimizde Japon ve Amerikalı televizyon programcıları oradaydı..

6 MİLYON DOLARA HASTANE YAPTIRIYOR

Özel uçakla Paris'e götürdüğü lösemili çocukların kurtulamamasını unutmayan Drogba, ülkesinin en modern hastanesini yaptırıyor.

Galatasaraylı yıldızın, hayırsever biri olduğu bilinir ancak o bunun hiçbir zaman reklamını yapmaz. Babası da oğlunun zor durumda olan insanlar için yaptıklarını asla anlatmadığını söyledi. “Anlat baba, sen anlat” dedim…

HÜNGÜR HÜNGÜR AĞLADI

Bir gün ülkede arka arkaya çocuk ölümleri olduğunu duydu. Sebep, Lösemi belasıydı.. 10'dan fazla Lösemili çocuk için özel uçak kiraladı. Kendisini de bizzat yer aldı uçakta.. Paris'in en modern hastanelerinde tedavi ettirdi onları. Ancak aylar süren tedaviye o miniklerin hiçbiri cevap veremedi.. Onlar kurtulamayınca Didier, hüngür hüngür ağladı.

Didier Drogba, Fransa'da oynarken, ilk transfer parasıyla babasının köyünde 6 kilometreden su taşıyan kadınlar için su şebekesi yaptırmış.

“Oğlumun hayatı ülkesi Fildişi Sahilleri'dir.. Buraları gezmişsindir.. Fakirlik diz boyu.. Benim köyümde su yoktu. Kadınlar bu ülkede çok çeker. İşte o köyde 6 kilometrelik mesafeyi katederek eve su taşıyan kadınlar çocukluğundan beri Didier'in gözünün önünden gitmez. Fransa'da kazandığı ilk paralarla o köye içme suyu şebekesi yaptırdı. Proje bitince “Kadınlarımız kurtuldu mu baba?” diye beni aradı. “Tamamdır evlat” dediğimde yüzündeki mutluluğu kestirebiliyordum..”

Drogba, Fildişi Sahilleri'ndeki iç savaşa müdahalesiyle barış kahramanı oldu. Bir konuşmayla silahları susturdu.

İç savaş Didier'i çok üzüyordu. Çok sayıda insan ölmüştü. Didier kahroluyordu. bir gün Tunus maçından sonra aldı mikrofonu canlı yayında, ‘Yeter! bitsin bu savaş! Güzel ülkem bunu haketmiyor' dedi. Ben de bunları ekran başında izliyordum.. Içimden ‘Keşke şimdi amcan da seni görseydi' dedim. O konuşmadan sonra savaşın tarafları kendilerine çeki düzen verdi.. Didier ülkeye gelince havaalanında Müslüman tarafıyla konuştu, daha sonra Hristiyan tarafıyla görüşerek silahları susturdu. Şimdi de barış komitesinin en önemli ismi ve ülkeye gelince hükümetin bir üyesi gibi çalışır

Hürriyet