Reklamsız Sözcü

İki teknik adam arasındaki deneyim farkı maçın sonucunu etkiledi desek abartmış olmayız. Ertuğrul Sağlam'ın oyuna müdahaleleri ile Mandıralı'nın hamle yanlışları Trabzonspor'u olası 3 puandan etti. Ki o 3 puan Avrupa yolunda 6 puandan daha fazlasını vaad ediyordu. İlk devrede hiçbir şey yapmadan 1 gol bulma Boffin ikramıydı. İkinci gol ise Adrian farkıyla nefis bir kontra gösterisiydi.

İki takımın kalite farkı Eskişehir lehinde olmasına rağmen, deplasmanda akıllıca 2 gol bulup, 3'ü bulmayı denemek özgüven yüksekliği olsa gerek. Hami hoca, 0-2'de oyunun soluna değil, ortasına müdahil olsa, bugün Trabzonspor'un lehine şeyler yazacaktık. Ancak oyun için değil, gelecek adına. Hami Mandıralı'nın büyük bir alternatif olacağı 90 dakikada, asıl kaybeden olarak akılda kalacak. Hani bu maçtan sonra ne olursa olsun kimse onu Trabzonspor'un başından gönderemez denilebilecekken, kendi adına bir kırılma yaşadı.

İki takım arasındaki temel 2 fark; 1 takımların genel kalitesiyle, antrenör farklılıkları. Trabzonspor 2 farklı geriye düşse, geri dönmesi bu kadar kolay olmayabilirdi. Eskişehir, Erkan Zengin'İn büyük gayretleriyle kötünün iyisini yaptı.

Üçüncü bir fark hakem. Yanlış penaltı kararı verebilir. Olmayan pozisyonu olmuş gibi gösterebilir ama iki taraf oyuncularının sahada güvenmediği tek kişiydi. Eskişehir'in 2.penaltısını dördüncü hakemin vermesi bile orta hakemin notunu vermeye değer. İlk penaltı ise kesinlikle penaltı değil.

Özeti şu, maçın kaybedeni Hami Mandıralı. Galip gelse alıp yürüyecekti ama bu sonucu biraz da kendi istedi. Bir teknik adamın farkı maç önü ve sonunda değil, maç anında anlaşılır. Anlaştırması için daha kaybedeceği çok maç var.