SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

En popüler eğlence spor olmalı

Yıllardır sporumuzun başarısızlığını ve nasıl düzeltilmesi gerektiğini konuşup dururuz. Yüzlerce proje, binlerce fikir beyan edilir ancak ne bunları hayata geçirmesini ne de uygulamasını becerebiliyoruz. Kaldı ki Türkiye'de sporun gelişmesi için en önemli kaynak olan okul sporları ise tamamen yok sayılıyor. Halbuki en fazla potansiyel orada ve bu imkandan yararlanılamıyor. Okul çağındaki milyonlarca çocuğa sahip olan ülkemizde bu fırsat bir türlü değerlendirilemiyor. Ondan sonra olimpiyatlarda alınan başarısız sonuçlar ve kulüpler seviyesindeki başarısızlıklara veryansın edip duruyoruz.

BASİT bir örnek vermemiz gerekirse… İsveç gibi bir ülke bile bunu başarmış durumda.Yaklaşık dokuz milyon insanın yaşadığı bu ülke dünya çapında bir çok yıldız sporcu çıkarmış durumda.

ZLATAN İbrahimovic, dünya tenisinin önemli ismi Stefan Edberg gibi… Başka akıllara gelenler ise dünya atletizminin unutulmaz isimlerinden yüksek atlamacı Patrik Sjöberg… Bunun gibi daha birçok isim var. Kayak, boks ve güreşte dahi dünyada söz sahibi oldular. İsveç'in bunu başarmasının en büyük sebebi okul çağındaki çocuklarına sporu sevdirmesidir. Onlar için spor bir yaşam biçimi. İşte bu ruh, nüfus olarak küçük olan İsveç'i spor ihracatçısı bir ülke yapıyor. O nedenle sporu, ülkemizde tez elden yeniden yapılandırmalıyız. Çocuklarımıza sporu o kadar sevdirmeliyiz ki, 6 yaşından 14 yaşına kadar toplumumuzun olmazsa olması durumuna gelmeli.

BIRAKIN sadece okulları onun yanında her kasaba veya mahallenin mutlaka bir futbol sahası ve spor salonu olmalı. Amatör spor ruhunu kazandırmakla birlikte, kızlı erkekli olmak üzere okul-belediye işbirliğinde yaz turnuvaları düzenlenmeli ve sürekli spor teşvik edilmeli.

BUNUNLA beraber çocuklara yarışmacı karakter de kazandırılmalı. Hedef; sadece profesyonel sporcu yetiştirmek değil aynı zamanda toplumu spor aşığı insanlarla daha sağlıklı ve mutlu kılmak olmalı. Buradan yola çıkarak eğer sporu bir gün ailelerin en popüler eğlencesi haline getirebilirsek işte o zaman pekçok şeyi başarmış oluruz.

‘Dünya derbisi' mi dediniz?

Galatasaray-Fenerbahçe maçlarının bir dünya derbisi olduğu ülkemizde sürekli konuşulur. FAKAT dünyanın bundan hiç haberi yok! Peki eğer bu maç bir dünya derbisi ise, kaç tane futbol ülkesinin televizyon kanalı canlı olarak veriyor? Öyle bir anlatılıyor ki sanırsınız Real Madrid ve Barcelona taraftarları, G.Saray-F.Bahçe derbisi El Clasico'yla aynı saate geldiğinde bile Türkiye'deki randevuya kilitleniyor (Eğer veren bir TV kanalı bulurlarsa!). BIRAKIN canlı maç yayınlarını, Avrupa televizyonları ancak sezon içinde ligimizde yaşanan olumsuz olayları veriyor.

O yüzden bırakalım dünya derbisi olmayı… Önce biz futbolumuzun bozulan imajını düzeltelim. Tabii bu ortamda nasıl başarabileceksek…

Yazarın Diğer Yazıları