SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Sarı-kırmızılı takım için öyle bir şey yaptı ki

Sarı-kırmızılı takım için öyle bir şey yaptı ki

Galatasaray'ın genç yıldızı, sarı-kırmızılı takım için yaptığı fedakarlıkları anlattı.

Galatasaray’ın başarılı savunma oyuncusu Semih Kaya, GQ dergisine verdiği röportajda başarıya uzanan zorlu yolu ve bilinmeyen yönlerini anlattı.

22 yaşındaki oyuncu, Galatasaray’da kaptan olmanın en büyük hedefi olduğunu belirtirken, genç yaşında geçirdiği sakatlık sonrası yaşadıklarına da değindi. Terim sonrası teknik direktör Roberto Mancini’yi değerlendiren genç oyuncu, Selçuk İnan ile arasında özel bir ilişki olduğunu da ifade etti.

İşte o röportajdan satır başları…

BATUHAN KARADENİZ SAKATLAMIŞ

“Ameliyattan sonra tekmeye kafamı uzatmaktan çekinen bir futbolcuya dönüşseydim, bana bu formayı emanet etmezlerdi.”

Semih Kaya, insanın yaşıyla değil yaşadıklarıyla olgunlaştığının canlı kanıtı. Daha şimdiden hayatına iki büyük dönüm noktası sığdırmış. İlkinde ölümün soğuk nefesini ensesinde hissetmiş. 16 yaşında, Galatasaray altyapısında oynadığı dönemde, hava topuna yükseldiğinde, Beşiktaş altyapısında oynayan Batuhan Karadeniz'in tekmesiyle yere yığılmış. Beyninde oluşan pıhtı nedeniyle ameliyat geçirmiş. Bu denli zor sakatlıkların yıldıramadığı “Kaya Adam”  bunun aksine sakatlıklarıyla güçlenmiş. İkili mücadelelerdeki soğukkanlılığının arkasındaki neden bu. Rakibine “Daha önce çok sakatlandım, gerekirse yine sakatlanırım ama o topla geçmene izin vermem” hissini yaşatması.

BÜYÜK FEDAKARLIK

“Sırtımdaki bu formayı giyebilmek için sadece çok çalışmadım, aynı zamanda çok direndim, çok fedakarlık yaptım. Parasız pulsuz kaldığım günlerde bile bu renklerden vazgeçmedim.”

Semih'in hayatındaki ikinci dönüm noktası, uzun süreli sakatlıkları sonrası kulübünün onu satmaya karar verdiği sancılı dönemdeki inadı. Hayat çok sınamış Semih'in Galatasaray sevgisini ve bağlılığını. Altyapıda oynayan her çocuk gibi, onun da hayali günün birinde A takımına yükselmekmiş. Sakatlandığı dönemde bir an önce iyileşip geri döneceği günü iple çekerken Gaziantepspor'a kiralanacağını öğrenmiş. Sakatlıktan yeni çıktığı için forma şansı bulamamış. Her fırsatta ısrarla Galatasaray'a dönmek istediğini söylüyormuş. Derken daha kötüsü olmuş; transfer döneminde bonservisiyle birlikte Denizlispor'a gönderileceği haberi gelmiş. Kabul etmemiş, Galatasaray'dan başka bir kulübün futbolcusu olma fikrini içine sindirememiş. Transfer olmayı kabul etmediği için sözleşmesi karşılıklı olarak feshedilmiş. Yılmamış. Bank Asya liginden Kartalspor'u bulmuş, konuşmuş. Galatasaray'ı da yeniden sözleşme imzalayıp hiç bir maddi talepte bulunmadan kendisini Kartalspor'a kiralamalarına ikna etmiş. O dönemde ailesi para gönderemez olmuş, aylarca böyle gezmiş, dayanacak gücü kalmamış. Sırf başka bir takımın oyuncusu olmamak için futbolu bırakıp köye dönmeyi düşünür hale gelmiş ki Fatih Terim, Semih'i kulübe geri çağırmış. Hayatındaki ilk dönüm noktası onu cesur ve soğukkanlı, ikincisiyse çalışkan ve vefalı bir adama dönüştürmüş.

BABAMA G.SARAY MI? SEMİH Mİ? DİYE SORSANIZ DÜŞÜNÜR

“Babama Galatasaray mı, Semih mi diye sorsanız, cevap vermeden önce bir düşünür. Küçükken tek hayali futbolcu olup Galatasaray'ı şampiyon yapmakmış. Onun hayalini gerçekleştirdiğim gün neler hissettiğimi kelimelerle anlatamam. Bir evlat hayatta daha ne ister ki…”

Semih'in Galatasaray tutkusu babasından miras. Başka bir takıma gitmemek için bu kadar direnmesinin nedeni de onun hayalini gerçekleştirebilmek. Dedesi, tek oğlunun futbolcu olmasına izin vermemiş. Sonrası bilinen hikaye. Semih'in babası bakmış, ailede top en çok Semih'in ayağına yakışıyor, oğlunu Galatasaray'a futbolcu yapabilmek için her türlü fedakarlığı yapmış. Hani derler ya, yememiş yedirmiş, giymemiş giydirmiş. Galatasaray formasıyla şampiyonluk kupasını kaldırdığı gün, “Hayalimi gerçekleştirdin, bundan sonra profesyonel hayatınla ilgili ne istersen yapabilirsin, her ne karar verirsen saygı duyarım” demiş.