SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

İstifa müessesesi çalışmıyor

İnsanlık onuru mu, yoksa koltuk mu önemli? Bu soruyu niye sordum biliyor musunuz? Hemen açıklayayım. Bildiğiniz gibi, Türkiye Futbol Federasyonu, olaylı Kasımpaşa-Beşiktaş maçının yeniden oynanmasına karar verdi. Yani bu demek oluyor ki, hakem Barış Şimşek, maçta kural hatası yapmış. Barış Şimşek'i asacak mıyız? Tabii ki genç hakem kardeşimizi linç etmenin anlamı yok. Emin olun, yaptığının hata olduğunu fark ettikten sonra defalarca kendisiyle hesaplaşmıştır. Ama ben olsam, böyle bir hatadan sonra düdüğümü duvara asar, “Benden bu kadar arkadaşlar” deyip kenara çekilirdim. Çünkü emin olun, bundan böyle kimse Barış Şimşek'in kararlarına güvenmeyecektir. Maç yönetmeye devam ederse, kendisi de her an “Hata yapabilirim” korkusuyla çıkacaktır sahaya… Sonra hata hatayı getirecek, daha çok üzülecektir. Her şeyi tadında bırakmak gerek. Gelelim Merkez Hakem Kurulu Başkanı Zekeriya Alp'e… Futbol Federasyonu ile oturup başbaşa vermişler ve “Devam” kararı almışlar. Maçta hata var, çünkü maç tekrarlanıyor. Ama ortada suçlu yok. Ne garip değil mi? Türkiye'de, koltuk sevdası insanlık onurunun önüne geçmiş durumda. Çünkü hatayı kabullenip istifa eden yok. Bu olay başka bir ülkede yaşansaydı, saha kenarındaki top toplayıcı bile istifa ederdi. Çünkü insanlık onuru onlar için her şeyden önce geliyor. Kimse koltuğuna dört elle sarılıp, onurunu ayaklar altına aldırmıyor. Güven var ama maç yok Merkez Hakem Komitesi Barış Şimşek'e güveniyor. Antalya'da yapılan seminerlerde, gazeteciler Zekeriya Alp'e Barış Şimşek ile ilgili sorular sormuşlar. Alp, “Tabi ki arkadaşımız maç yönetmeye devam edecek” demiş. Bu konuşmadan bir gün sonra, Türkiye Futbol Federasyonu, olaylı Kasımpaşa Beşiktaş maçının tekrarına karar verdi. Hal böyle olunca, maçın tekrarında aynı futbolcuların sahada olması lazım. Yani Beşiktaş, ara transferde Messi'yi bile getirse tekrar edilecek karşılaşmada oynatamaz. Hakemlerin de aynı olması gerekir. Herkes birbirine “Acaba maçı yine Barış Şimşek mi yönetecek?” diye sorarken, Merkez Hakem Kurulu, Barış Şimşek'in sakat olduğunu açıkladı. Yani bu demek oluyor ki, tekrarlanacak Kasımpaşa-Beşiktaş maçını bir başka hakem yönetecek. Eeee maçın tarihi belli değil. Ya Barış Şimşek o tarihe kadar iyileşirse… İyileşse de o maçı yönetemeyecek. Merkez Hakem Kurulu Barış Şimşek'e güveniyor ama “sakatlık” bahanesi uydurup maç bile vermiyor. Bir de gelelim şu konuşma yasağına… Barış Şimşek'in konuşması yasak. Niye? Çünkü Merkez Hakem Kurulu Başkanı böyle karar almış. Hakemler konuşmayacak, susacak. Zekeriya Efendi bilmiyor ki, sükut ikrardan ibarettir… Bırakın çocuklar konuşsun.

Mancini'yi haklı buldum

Fatih Terim en az haftada bir kez antrenmanları gazetecilere açardı. Mancini Galatasaray'a geldikten sonra Florya gazetecilere kapandı. Gazeteciler Antalya'da Mancini'yi yakalayıp sordular: l Neden antrenmanları gazetecilere açmıyorsunuz? Mancini de cevap verdi: Çünkü yeni bir oyun sistemi yerleştirmeye çalışıyoruz. Bu sistemi yerleştirirken zaman zaman antrenmanlarda tansiyon yükselebiliyor. İstem dışı da olsa birbirimize bağırıp çağırabiliyoruz. Bütün bunlar gazete sayfalarına farklı yansıyor. Ne yazık ki, oyun sistemimizi oturtana kadar bu böyle devam edecek. Bu manzaranın farklı yorumlanmaması için de antrenmanlarımızı basına kapatıyoruz. Yerden göğe kadar haklı bence. Ben de olsam aynısını yapardım. Kimileri antrenmanı kapatıyor diye hocaya kızabilir. Ama ben tebrik ediyorum.

Bravo Yılmaz Hoca'ya…

Kim ne derse desin, Yılmaz Hoca, Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli teknik direktörlerden biridir. Antalya'daki seminerlere Yılmaz Vural da davetliydi. İşini o kadar ciddiye aıyor ki, seminerin ilk gününden son gününe kadar Antalya'daki konuşmaları takip etti. Diğer hocalar işini bitirip kaçtı. Ama Yılmaz Hoca'yı bu sorumlu davranışından ve duyarlılığından ötürü kutlamak isterim.

Yazarın Diğer Yazıları